ch
Feedback

不要被骗子欺骗!Telemetrio 会找到并标记这些频道 👉 如果想查看标记,请订阅

Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

前往频道在 Telegram

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mayor of Istanbul @istanbulbld

显示更多
8 671
订阅者
-424 小时
-417 天
-21230 天
帖子存档
Her işlem geri alınabilir, düzeltilebilir, telafi edilebilir. Tutuklama telafi edilemez. Bir babanın kaçırdığı bayramı kim geri verecek? Bir annenin çocuğuna sarılamadığı geceyi kim geri verecek?   Hiç kimse.   Tutuksuz yargılama esastır; tutuklu yargılama istisnadır. Bunu kanun söylüyor, Anayasa söylüyor. Hele seçilmişler ve ekipleri söz konusuysa, bu eşik çok daha yüksek tutulmalıdır. Bu dosyada istisna kural yapıldı. Kural rafa kaldırıldı. https://youtu.be/KBnHUZ3brnk?si=A5w_99_x5VIIkTXi

Delil var mı? Yok. Belge var mı? Yok. Para izi var mı? Yok. Bana ulaşan tek bir kuruş var mı? Yok. Ne var? İtirafçı beyanları var. Duyumlar var. Sonucu önceden belli bilirkişi raporları var. Ve her eylemin sonunda aynı iki kelime: “Örgüt lideri.” Delil yerine bu iki kelime yazılmış. Amaç ispat değil. Amaç sayı. Sayı büyüsün ki delil olmadığı görünmesin. https://youtu.be/6VMWZ_5_yA8?si=rh5SlY9K3ss_2CQg

Neden "örgüt" denildi?   İki sebebi var: Birincisi, hapis. Örgüt suçu kanunda katalog suçlar arasındadır; "örgüt" dendiği anda tutuklamanın kapısı açılır. Kumpas davalarının bilinen yöntemidir bu.   İkincisi, yığın. Birbirinden alakasız insanlar, birbirinden alakasız 155 iddia yüzünden ayrı ayrı yargılanacakken, "örgüt" kelimesiyle tek bir ağır ceza davasında toplandı. Çünkü "asrın yolsuzluğu" manşetini ancak böyle bir yığın taşıyabilirdi. https://youtu.be/Y2-wwffvnGM?is=A9lA8jilAvtrqvso

Şimdi düşünün: Bir belediye başkanı hakkında yazılmış, rüşvetten, ihaleden, ruhsattan söz eden bir ceza iddianamesi. Bu iddia
+3
Şimdi düşünün: Bir belediye başkanı hakkında yazılmış, rüşvetten, ihaleden, ruhsattan söz eden bir ceza iddianamesi. Bu iddianame, bu Cumhuriyeti kuran partinin kapatılması için Yargıtay'a bildirimle bitiyor. Bir yolsuzluk dosyası bir partinin kapatılmasına nasıl bağlanır?

Bu iddianamede adı geçen belediye başkanlarının kaçı bugün tutuklu?   Kaç ilçenin seçilmiş başkanının yerine başkası oturtuldu?   Bu iddianame bir ceza dosyası değil, bir harita.   Hangi ilçenin seçilmiş başkanının hedef alınacağını gösteren bir harita.   Aday göstermek suçsa, bu ülkede seçime giren her parti suçludur.

Bu ülkenin seçilmiş bir belediye başkanına, ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayına casus deniyor. Bunu yazanlar, bu s
+3
Bu ülkenin seçilmiş bir belediye başkanına, ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayına casus deniyor. Bunu yazanlar, bu sözün ağırlığını hiç düşündü mü?

Kurultayın iradesi bir butlan süreciyle yok sayılmak istendi. Delegeyi satın alan yok; delegenin iradesini mahkeme kararıyla
+3
Kurultayın iradesi bir butlan süreciyle yok sayılmak istendi. Delegeyi satın alan yok; delegenin iradesini mahkeme kararıyla silmeye çalışan var.   Burada yargılanan bir kurultaydır; yani siyasettir.

Bu dosyanın içinde kaybolmayacağım; bu dosyanın üzerinden geçeceğim. Her hukuksuzluğun üstünde bir an duracağım, gösterip yoluma devam edeceğim. Çünkü bu dosyada hukuksuzluk o kadar çok ki, her birinin dibine dalmaya ömür yetmez. Ama merak etmeyin, üstünden geçerken bile hepsi görünüyor.

Kimliklerimiz farklı. Ama dertlerimiz çoğu zaman aynı. Emeğimiz, alın terimiz, geçim kaygımız ortak.   Hayatta yan yana olan insanları siyasette neden ayrı odalara kapatalım? https://youtu.be/xv6VTx2nHBE?si=KFRBc_iiotVcyAcd

Bir demokrasiyi öldürmenin üç yolu vardır: Hakemleri ele geçirmek. Oyuncuları oyundan almak. Oyunun kurallarını değiştirmek.
+3
Bir demokrasiyi öldürmenin üç yolu vardır:   Hakemleri ele geçirmek. Oyuncuları oyundan almak. Oyunun kurallarını değiştirmek.   Siyasi rekabetin tasfiyesi tam burada başlıyor.   • Adaysızlaştırma. • Lidersizleştirme. • Partisizleştirme.   Bugün iktidar bu üç hedefler hareket ediyor. 12 Eylül ne yapıyorsa daha ağırını yapıyor. Adaysız, lidersiz, partisiz ve sonunda “muhalefetsiz” bir Türkiye istiyor!

Türkiye’nin özeti bellidir!   Kurumlar ayakta ama işlevsiz.   Meclis var ama denetleyemiyor.   Mahkeme var ama bağımsız değil.   Basın var ama özgür değil.   Sendika var ama gücü kısıtlanmış.   Ekonomi var ama emeğin, üretimin değil, rantın ekonomisi.   Ve bütün bunların faturası, her seferinde, emeğiyle geçinen milyonlara kesiliyor.

Devlet olmak başka, iktidar olmak başkadır. İktidar geçicidir, devlet kalıcıdır. İktidar seçimle gelir, seçimle gider. Devlet
+3
Devlet olmak başka, iktidar olmak başkadır. İktidar geçicidir, devlet kalıcıdır. İktidar seçimle gelir, seçimle gider. Devlet ise kim iktidarda olursa olsun bütün yurttaşlara eşit davranmak zorundadır.   Bir parti kendisini devlet ilan ederse Cumhuriyetin temel dengesi dağılır. O partiye yönelen eleştiri devlete saldırı sayılır. O partinin rakibi hemen devletin düşmanı ilan edilir. O partinin çıkarı sanki devletin çıkarıymış gibi sunulur.   Oysa devletin sahibini Cumhuriyet belirlemiştir! Devletin sahibi millettir!

Bu ülke bugün sayısız adaletsizliğin ağırlığı altında. Seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyor.   Ana muhalefet partisi ısmarlama davalarla dizayn edilmek isteniyor.   Gazeteciler haber yaptığı için tutuklanıyor.   Hakkını arayan işçi, toprağını savunan köylü, "Ben bu düzeni kabul etmiyorum" diyen genç gazla, copla ve tutuklamayla karşılaşıyor.   Bu arada enflasyon düşmüyor, kira yükseliyor, mutfak küçülüyor.   Yirmi beş yılın sonunda varılan yerin bir adı var: Vurgun düzeni!   https://youtu.be/Sv8eZDElaLY

Millet egemenliğinin gerçek ölçüsü, iktidarın nasıl seçildiği değildir. İktidarın millet tarafından değiştirilip değiştirilemediğidir. https://youtu.be/KWyWzHMyiBk

“Biz vurgun ülkesi olduk. Zam vurgunu, milli irade vurgunu, asrın soygunu fon vurgunu...   Ve son olarak medya vurgunu, Halk TV operasyonu. Güzelim ülkemizi operasyon sahasına çeviren akıl, Halk TV'ye el koyup, yayınlarını kesti. Neymiş? İhaleye fesatmış, aklamaymış(!) Türkiye'nin en çok takip edilen haber kanalını yok etme çabası da bir akıl tutulmasının, bir zehirlenmenin sonucudur. Bir televizyon kanalının yaşayıp yaşamamasına siyasi iktidar değil, izleyiciler, yani millet karar verir. Millet beğenirse izler, beğenmezse izlemez. Yani siz benim anacığıma hangi kanalı izleyeceksin diye baskı mı kuracaksın? 80 yaşındaki anacığımı kandıracaksınız. Hadi oradan! Siyasi saiklerle milletin teveccüh gösterip izlediği Halk TV'ye yapılan bu zulmü, zalimliği şiddetle kınıyorum. Bir sözüm de Halk TV için halkımıza: Halk TV ve onun nezdinde kanallara ve gazetecilere bu gözle bakmasını diliyorum. Sizlerin haber alma hakkı için adeta kelle koltukta cesaretle çalıştılar. Onlar sizi nasıl yalnız bırakmadıysa aziz milletim, kıymetli halkım çok önemlidir. Lütfen Halk TV'yi yalnız bırakmayın.” 📍 Silivri

İşte iktidarın son 10 yıllık karnesi! Yönetemiyorsunuz… Düşün milletin yakasından artık!
İşte iktidarın son 10 yıllık karnesi! Yönetemiyorsunuz… Düşün milletin yakasından artık!

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma! İktidar için son dönemin en kullanışlı cümlesi bu oldu. Bu sebeple bir çok gazeteci susturulmaya çalışıldı. Gazeteci Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı da tutuklanan son gazeteciler oldu. Nedeni de dolaşımda olan bir fotoğraf üzerinden sorular sormak. Sorulara cevap verip geçersiniz. Nedir bu korku? Bunun yanında iddiaları ekranda dile getiren gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz’a da ayrıca ev hapsi cezası verildi. Gerekçe yine aynı; “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” Aylarca bize atılan iftiralara yaptığımız binlerce suç duyurusunu yok sayanlar, utanmadan “lekelenmeme hakkı”ndan bahsediyor ayrıca. Size gelince mi lekelenmeme hakkı aklınıza geldi? Ne yaparsanız yapın pisliğiniz ortaya saçıldı. ASRIN VURGUNU fon soygunu ortaya çıktı. Millet her şeyi görüyor. Cevap sandıkta. ⏳

İBB milletimizin hep yanında!
+3
İBB milletimizin hep yanında!

Çok acı çok! Bugün Başakşehir’deki okul saldırısında vefat eden öğrencimizin İBB çalışanı bir yol arkadaşımızın kızı olduğunu üzülerek öğrendim. Kızımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve İBB ailemize başsağlığı, yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyorum. Çocuklarını koruyamayan bir ülkeye dönüşmemizin sorumluları koltuklarında oturmaya devam ediyor ne yazık ki! Kendinize gelin, önlem alın! Çocuklarımız bizim göz bebeğimiz; bakmaya bile kıyamadığımız evlatlarımızı toprağa vermeyelim artık.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanması, milli iradeyi gasp eden “VURGUNCU” anlayışın çaresizliğinin geldiği son aşamadır. Erdoğan siyasetinin geldiği nokta “operasyon bağımlılığıdır.” Erdoğan’ın hayâlindeki Türkiye, “operasyonlar ülkesidir.” Sandıktan ve milletten ümidini kesmiştir. Erdoğan millet iradesine, yanındakiler ise devletin ve milletin malına çökmeye bağımlı hale gelmiştir. Eyüpsultan, Yenişehir, Mezitli Belediye Başkanları ve Ataşehir Belediye Başkanvekilinin tutukluluğu da bir yolsuzluk operasyonu değil; “ASRIN SOYGUNU FON VURGUNU” faillerinin gündemi örtme çabasının, dengesini kaybetmiş yargı kollarının SİYASİ OPERASYONLARININ devamıdır. Bu millet sandıkta “sil baştan” diyecek, Türkiye’yi huzura kavuşturacak tek iradedir!