Aile ve Çocuk Eğitimi
前往频道在 Telegram
Müslüman aile Müslüman çocuğunu nasıl eğitmeli? Bu soruya çözümler arayan bir kanal İletişim: @ailecocuk_bot
显示更多7 891
订阅者
-324 小时
-137 天
-1230 天
帖子存档
SADELİĞİ SEVDİRMEK
«ازْهَدْ فِي الدُّنْيَا يُحِبَّكَ اللَّهُ وَازْهَدْ فِيمَا عِنْدَ النَّاسِ يُحِبَّكَ النَّاسُ»
"Dünyaya karşı zâhid ol ki Allah seni sevsin; insanların elindekine göz dikme ki insanlar seni sevsin." (İbn Mâce, Zühd)
Gazâlî, zühdü fakirlikle karıştırmamak gerektiğini söyler ve şu tarifi yapar: Zühd, malın elde olmaması değil, kalpte olmamasıdır. Bir kimse zengin olup da malı kalbine sokmamışsa zâhiddir; fakir olup da elde edemediğinin hasretiyle yanıyorsa zâhid değildir. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü'l-fakr ve'z-zühd)
Bu tarif, çocuğa sadeliği öğretmenin doğru yolunu gösterir.
Sadelik, çocuğu mahrum bırakmak değildir. Mahrum bırakılan çocuk zâhid olmaz; sadece hasret büyütür ve eline geçtiği gün doyamaz.
Sadelik, çocuğa elindekinin yeterli olduğunu hissettirmektir. Bu his, kısıtlamayla değil, memnuniyetle kurulur. Ve memnuniyet, önce anne babada görülür.
Bugün için ölçü: Evde bir şeyin eksikliğinden şikâyet ettiğiniz cümleleri bir hafta sayın. Sonra elinizde olandan memnuniyetle bahsettiğiniz cümleleri sayın. Çocuk, hangisi çoksa onu öğreniyor.
@ailecocuk Telegram Kanalı
KALBİN GAFLETİ
﴿أَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ آمَنُوا أَن تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّ﴾
"İman edenlerin, Allah'ın zikri ve inen hak karşısında kalplerinin ürpermesinin vakti gelmedi mi?" (Hadîd sûresi, 16)
İbnü'l-Cevzî, kalbin katılaşmasının sebeplerini sayarken şunu belirtir: Kalp, boş sözle, faydasız meşguliyetle ve dünyaya dalmakla katılaşır. Katılaşan kalp öğüt kabul etmez, günahtan rahatsız olmaz ve ölümü hatırlamaz. Bu yüzden akıllı kimse, kalbini yumuşak tutacak şeylerle meşgul olur. (İbnü'l-Cevzî, Saydü'l-hâtır)
Bu, çocuğun kalbinin yumuşaklığını korumak için bir uyarıdır.
Çocuk kalbi doğuştan yumuşaktır: Ağlar, üzülür, acır, hisseder. Fakat bu yumuşaklık, sürekli gürültü ve boş meşguliyetle zamanla kaybolur. Ve bir gün anne baba fark eder: Çocuk artık hiçbir şeyden etkilenmiyor.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzun kalbini yumuşatacak şeylerle temasını sağlayın: Kur'ân sesi, bir hasta ziyareti, bir cenaze, bir yetim yüzü. Kalp, temas ettiği şeye göre şekillenir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ANNE BABANIN ÇOCUĞU SEVME BİÇİMİ
«مَنْ أَحَبَّ لِلَّهِ وَأَبْغَضَ لِلَّهِ وَأَعْطَى لِلَّهِ وَمَنَعَ لِلَّهِ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ الْإِيمَانَ»
"Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için vermezse, imanını kemale erdirmiştir." (Ebû Dâvûd, Sünnet)
İbn Miskeveyh, sevginin türlerini sayarken anne baba sevgisine özel bir yer ayırır ve şunu belirtir: Anne babanın çocuğuna sevgisi tabiîdir; fakat bu sevgi, çocuğun iyiliğini gözetmediğinde onu bozar. Çocuğun her istediğini yapmak sevgi değil, sevginin bozulmuş hâlidir; zira gerçek sevgi, sevilenin iyiliğini kendi hazzının üstünde tutar. (İbn Miskeveyh, Tehzîbü'l-ahlâk, sevgi türleri bahsi)
Bu, "çok seviyorum, hayır diyemiyorum" cümlesine bir cevaptır.
Hayır diyememek sevgi değil; çocuğun ağlamasına dayanamamaktır. Yani aslında çocuk için değil, kendi rahatınız için evet demektir.
Gerçek sevgi bazen çocuğu üzer, çünkü çocuğun o anki isteği ile uzun vadeli iyiliği çoğu zaman aynı şey değildir.
Bugün için ölçü: Çocuğunuza "hayır" dediğinizde bunun sevgiden olduğunu bilin ve söyleyin: "Sana hayır diyorum çünkü seni seviyorum." Bu cümleyi bir gün anlayacak.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÂCİZLİKTEN VE TEMBELLİKTEN ALLAH'A SIĞINMAK
«اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ»
"Allahım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım." (Buhârî, Deavât; Müslim, Zikir)
İbn Kayyim, çocuğu tembellikten ve rahata düşkünlükten korumak gerektiğini vurgular ve şunu söyler: Çocuk boş oturmaya, uzun uyumaya ve zahmetsiz yaşamaya alıştırılırsa, bu hâl onun tabiatı olur ve büyüdüğünde hiçbir işin altından kalkamaz. Bu yüzden ona yaşına uygun meşguliyetler verilmeli, günü boş bırakılmamalıdır. (İbn Kayyim, Tuhfetü'l-mevdûd, çocuğun terbiyesi babı)
Hadiste sayılan dört şeyin bir arada zikredilmesi manidardır: acz, tembellik, korkaklık, cimrilik.
Bunlar birbirinden ayrı hastalıklar değil; aynı gevşekliğin dört yüzüdür. Tembel olan çoğu zaman korkaktır; korkak olan çoğu zaman cimridir.
Ve dördü de küçük yaşta atılan zeminde kök salar.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzun gününde yapılacak belirli bir iş olsun. Ev işi, bahçe işi, kardeşine bakma. Boş vakit iyidir; boş gün değildir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
Repost from Hikemiyât
Özel Ders Öğretmenleri ve Kurs merkezleri için hazırlanmış olan Eğitim Süreç Takip Programı:
https://youtube.com/shorts/waCi4_AlkKc?si=S2-unxGdx4WE8pOd
www.edupat.net
iPhone / iPad: https://apps.apple.com/tr/app/edupat/id6792303574
Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mcesen.edupat
ÇOCUĞA GÜZEL İSİM
«إِنَّكُمْ تُدْعَوْنَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِأَسْمَائِكُمْ وَأَسْمَاءِ آبَائِكُمْ فَأَحْسِنُوا أَسْمَاءَكُمْ»
"Kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız; öyleyse isimlerinizi güzel yapın." (Ebû Dâvûd, Edeb)
Gazâlî, çocuğun doğumuyla birlikte anne babaya düşen ilk vazifeleri sayarken güzel isim koymayı, kulağına ezan okumayı ve akîka kurbanını zikreder. Ona göre bunlar sembolik merasimler değildir; çocuğun hayatının hangi çerçeve içinde başlayacağını ilan eden ilk işaretlerdir. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü âdâbi'n-nikâh)
İsim, çocuğun ömür boyu duyacağı ilk kelimedir ve kendisi hakkındaki ilk bilgidir.
Bugün isim seçimi çoğunlukla moda, kulağa hoş gelme veya bir dizi karakteri üzerinden yapılıyor. Bunlar günah değildir; fakat bir fırsatın kaçırılmasıdır.
Anlamı olan bir isim, çocuğa ömür boyu tekrarlanan sessiz bir nasihattir. Kendi adını sorguladığında bir kapı açılır.
Bugün için ölçü: Çocuğunuza adının anlamını ve neden o ismi seçtiğinizi anlatın. Eğer bir sahâbenin veya sâlih birinin adıysa, o kişiyi de anlatın. Adı ona bir hikâye kazandırsın.
@ailecocuk Telegram Kanalı
EVİN BEREKETİ YUMUŞAKLIKTADIR
«إِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِأَهْلِ بَيْتٍ خَيْرًا أَدْخَلَ عَلَيْهِمُ الرِّفْقَ»
"Allah bir ev halkı hakkında hayır dilerse, onlara yumuşaklığı sokar." (Ahmed b. Hanbel, Müsned)
Gazâlî, ülfetin nasıl korunacağını anlatırken şu tespiti yapar: Bir topluluğu dağıtan şey genellikle büyük anlaşmazlıklar değil, küçük sertliklerin birikmesidir. Her biri tek başına önemsiz görünen sözler, üst üste geldiğinde kalpler arasında bir mesafe açar ve o mesafe fark edildiğinde geç kalınmış olur. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü âdâbi'l-ülfe ve'l-uhuvve)
Bu, evin havasını tarif eder.
Bir evde sert bir hâdise olmasa bile, sürekli gergin bir ton varsa, çocuk o tonu soluyarak büyür. Ve o tonu normal sanır; kendi evini kurduğunda aynı tonu kurar.
Yumuşaklık, meselelerin olmaması değildir. Meseleler konuşulurken kullanılan sestir.
Bugün için ölçü: Bugün evde hiç sesinizi yükseltmeden bir gün geçirmeyi deneyin. Sadece bir gün. Akşam, evin havasının ne kadar değiştiğine bakın. Çoğu evde tek eksik olan şey budur.
@ailecocuk Telegram Kanalı
GERİDE KALAN TEK ESER
«إِذَا مَاتَ الْإِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ... وَوَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ»
"İnsan öldüğünde ameli kesilir; ancak üç şey müstesnâ... ve kendisine dua eden sâlih evlât." (Müslim, Vasiyye)
Gazâlî, evlâdın terbiyesini anne babanın en büyük emaneti sayar ve şu neticeye varır: Çocuğu hayır üzere yetiştiren kimse, hem dünyada onun iyiliğinden faydalanır, hem âhirette sevabına ortak olur. İhmal eden ise, o çocuğun işleyeceği kötülüklerin vebalinden pay alır. Zira terbiye, verilen bir emanetin korunmasıdır ve her emanet sorulacaktır. (Gazâlî, İhyâ, Riyâzetü's-sıbyân bahsi)
Bu hadis, terbiyeyi bir ömür meselesi olmaktan çıkarıp âhiret meselesi hâline getirir.
Dikkat edin: Hadis "zengin evlât" veya "meşhur evlât" demiyor. "Sâlih evlât" diyor. Ve o sâlih evlâdın yaptığı şey de büyük işler değil, dua etmek.
Yani geriye kalan tek şey, sizden sonra sizi hayırla anan ve elini açan bir insan.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzu yetiştirirken şu soruyu ölçü alın: Ben öldükten sonra bu çocuk benim için dua edecek mi, ve edeceği o dua, benim ona öğrettiğim kelimelerle mi olacak?
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÇOCUKTAKİ MERAK
«لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لِأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ»
"Sizden biri, kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz." (Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân)
Gazâlî, tefekkürü ibadetlerin en üstünlerinden sayar ve şunu söyler: Bir saatlik tefekkür, çoğu zaman uzun süreli nafile ibadetten değerlidir; zira tefekkür kalbi harekete geçirir, ameli o hareket doğurur. Fakat tefekkürün yolu soru sormaktan geçer; sorusu olmayanın tefekkürü de olmaz. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü't-tefekkür)
Bu, çocukla ilişkide çok pratik bir netice verir.
Çocuklar sürekli soru sorar ve bu sorular çoğu zaman yorucudur. "Niye?" sorusunun onuncu tekrarında anne babanın sabrı biter ve "öyle işte" denir.
O cümle her söylendiğinde bir kapı kapanır. Çocuk sorunun karşılıksız kaldığını öğrenir ve zamanla sormayı bırakır. Sormayı bırakan çocuk, düşünmeyi de bırakır.
Bugün için ölçü: Cevabını bilmediğiniz bir soru geldiğinde "bilmiyorum, birlikte bakalım" deyin. Bilmediğinizi söylemek otoritenizi düşürmez; merakını korur.
@ailecocuk Telegram Kanalı
DİLİN ÂFETLERİNDEN: BOŞ SÖZ
﴿مَا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ﴾
"İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın." (Kāf sûresi, 18)
Birgivî, dilin âfetlerini sayarken boş sözü başa alır ve şunu belirtir: Boş söz, günah değil gibi görünür; fakat vakti tüketir, kalbi katılaştırır ve insanı gıybete, yalana ve alaya sürükleyen kapıdır. Dilini boş sözden koruyan kimse, dilin diğer âfetlerinden de korunmuş olur. (Birgivî, et-Tarîkatü'l-Muhammediyye, âfâtü'l-lisân bahsi)
Bu âyet, çocuğa öğretilebilecek en somut ölçülerden biridir: Her söz yazılıyor.
Çocuk bunu ilk duyduğunda ciddiye alır. Söylediği her şeyin bir yerde kaydedildiğini bilen çocuk, konuşmadan önce bir an durur. O bir an, ömür boyu sürecek bir alışkanlığın başlangıcıdır.
Bugün için ölçü: Çocuğunuza bu âyeti öğretin ve ara sıra hatırlatın: "Bunu da yazdılar mı sence?" Korkutmak için değil; farkındalık için.
@ailecocuk Telegram Kanalı
KİME BENZERSEN ONDANSIN
«مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ»
"Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o onlardandır." (Ebû Dâvûd, Libâs)
İbn Haldûn, insanın çevresi tarafından şekillendiğini anlatırken meleke kavramını kullanır ve şunu söyler: İnsan, tekrar ettiği fiillerle bir meleke kazanır ve o meleke artık onun tabiatı gibi olur. Bu yüzden bir kimsenin ne olduğunu anlamak için ne söylediğine değil, neyi tekrar ettiğine bakmak gerekir. (İbn Haldûn, Mukaddime, melekeler ve âdetler bölümü)
Bu, çocuğun çevresini seçmenin neden bu kadar önemli olduğunu açıklar.
Çocuk, etrafındaki insanlardan sadece davranış almaz; bir bakış açısı, bir konuşma biçimi, bir öncelik sırası alır. Ve bunların hiçbiri bilinçli olmaz.
Bu yüzden "benim çocuğum etkilenmez" demek, İbn Haldûn'un tarif ettiği mekanizmayı bilmemektir. Etkilenmemek diye bir şey yoktur; sadece neyden etkilendiği vardır.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzun haftada en çok vakit geçirdiği üç ortamı yazın. O üç ortam, onun beş yıl sonraki hâlini büyük ölçüde belirliyor. Değiştirmek istiyorsanız, oradan başlayın.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÇOCUĞA YEMEK EDEBİ
«يَا غُلَامُ سَمِّ اللَّهَ وَكُلْ بِيَمِينِكَ وَكُلْ مِمَّا يَلِيكَ»
Ömer b. Ebî Seleme radıyallâhu anh, küçükken sofrada elini her yere uzatınca Efendimiz ona şöyle buyurdu: "Ey çocuk! Besmele çek, sağ elinle ye ve önünden ye." (Buhârî, Et'ime; Müslim, Eşribe)
Tûsî, çocuğun terbiyesinde yemek âdâbının önemine dikkat çeker ve şunu belirtir: Sofra, çocuğun ilk terbiye mektebidir; zira çocuğun ilk isteği yemekle ilgilidir ve o isteği düzene sokmak, diğer isteklerini düzene sokmanın başlangıcıdır. Sofrada ölçü öğrenen çocuk, hayatta da ölçü öğrenir. (Nasîrüddin Tûsî, Ahlâk-ı Nâsırî, çocukların terbiyesi bölümü)
Bu hadiste dikkat çeken şey, Efendimiz'in çocuğa nasıl hitap ettiğidir: Azarlamadan, tek cümleyle, üç açık kural.
Ve Ömer radıyallâhu anh, o dersi ömrü boyunca unutmadığını söyler.
Bugün için ölçü: Çocuğunuza sofra edebini bu üç maddeyle öğretin: Besmele, sağ el, önünden. Kural az olursa tutulur; on kural, hiç kural gibidir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÇOCUĞA GECEYİ SEVDİRMEK
﴿تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا﴾
"Yanları yataklardan uzaklaşır; korku ve ümitle Rablerine dua ederler." (Secde sûresi, 16)
İbrahim Hakkı, gecenin ibadet ve tefekkür için en bereketli vakit olduğunu belirtir ve şunu söyler: Gündüz insanı dünya meşgul eder; gece ise sükûnettir. Bu sükûneti ibadetle dolduran kimse, gündüzün getirdiği pası gece siler. Bu alışkanlık, gençlikte kurulmalıdır; yaşlılıkta kurulması zordur. (Erzurumlu İbrahim Hakkı, Mârifetnâme, ibadet vakitleri bahsi)
Bu âyet, gece ibadetine kalkanları övüyor. Ve İbrahim Hakkı'nın işaret ettiği gibi, bu alışkanlık gençlikte kurulur.
Fakat çocuğa gece namazını emrederek değil, sevdirerek yaklaşmak gerekir. Bir gece, sadece bir kere, onu uyandırıp birlikte iki rekât kılmak. Ve sonra ona bir şey ikram etmek. O gece hafızasında güzel bir hatıra olarak kalır.
Bugün için ölçü: Ramazan'da veya özel bir gecede çocuğunuzu bir kere gece namazına kaldırın. Zorlamadan, ödüllendirerek. Bir güzel hatıra, yüz emirden tesirlidir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
NAMAZIN ÇOCUĞA GÖRÜNEN YÜZÜ
«أَرَأَيْتُمْ لَوْ أَنَّ نَهْرًا بِبَابِ أَحَدِكُمْ يَغْتَسِلُ مِنْهُ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسَ مَرَّاتٍ هَلْ يَبْقَى مِنْ دَرَنِهِ شَيْءٌ»
"Ne dersiniz, birinizin kapısının önünde bir nehir olsa ve günde beş defa orada yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?" (Buhârî, Mevâkît; Müslim, Mesâcid)
Gazâlî, namazın huşû ile kılınması gerektiğini anlatırken şu ölçüyü koyar: Namazın bedenle yapılan kısmı kalıptır, kalple yapılan kısmı ise ruhtur. Ruhsuz kalıp, ölü bir bedene benzer; şeklen tamamdır fakat sahibine bir şey kazandırmaz. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü esrâri's-salât)
Çocuk terbiyesindeki karşılığı şudur: Çocuk sizin namazınızın şeklini değil, hâlini görür.
Telefonla konuşurken aceleyle kılınan namaz, saatine bakarak bitirilen namaz, kalkar kalkmaz kaldığı yerden devam eden bir sinir hâli. Çocuk bunları hesaplamaz ama hisseder. Ve namazın hayatı değiştiren bir şey olmadığı sonucuna varır.
Bugün için ölçü: Namazdan sonra hemen kalkmayın. Birkaç dakika oturun. Çocuğunuzun gördüğü o sükûnet, kırk nasihatten daha çok konuşur.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÇOCUĞA GÜZEL AHLÂKIN DERECESİ
«إِنَّ الْمُؤْمِنَ لَيُدْرِكُ بِحُسْنِ خُلُقِهِ دَرَجَةَ الصَّائِمِ الْقَائِمِ»
"Mü'min, güzel ahlâkıyla gündüz oruç tutup gece namaz kılan kimsenin derecesine ulaşır." (Ebû Dâvûd, Edeb)
Tûsî, ahlâkın bütün eğitim ve terbiyenin gayesi olduğunu belirtir ve şunu söyler: İlim, ahlâk için öğrenilir; ibadet, ahlâkı güzelleştirmek içindir. Ahlâkı güzelleşmeyen kimsenin ilmi de ibadeti de eksik kalmıştır; zira ağacın gayesi meyvedir ve meyve vermeyen ağaç, ne kadar yeşil olsa da hedefine ulaşmamıştır. (Nasîrüddin Tûsî, Ahlâk-ı Nâsırî, saadet bahsi)
Bu hadis, güzel ahlâkın nafile ibadetten aşağı olmadığını gösteriyor. Bu, çocuk terbiyesinde önceliği belirler.
Bazı aileler çocuğun namazına, orucuna ve ezberine odaklanır; fakat çocuğun kardeşine nasıl davrandığını, sofrada nasıl konuştuğunu ihmal eder. Oysa hadise göre bu ikisi, en az ilki kadar kıymetlidir.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzun ibadetini takip ettiğiniz kadar ahlâkını da takip edin. Namazını sorduğunuz gün, kardeşine nasıl davrandığını da sorun.
@ailecocuk Telegram Kanalı
MELEKLER ÖĞRETENE DUA EDER
«إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ وَأَهْلَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ حَتَّى النَّمْلَةَ فِي جُحْرِهَا لَيُصَلُّونَ عَلَى مُعَلِّمِ النَّاسِ الْخَيْرَ»
"Allah, melekleri, göklerde ve yerde bulunanlar, hatta yuvasındaki karınca bile insanlara hayrı öğretene dua eder." (Tirmizî, İlim)
İbn Abdilberr, ilmin fazileti üzerine topladığı rivayetlerde öğretmenin makamına özel bir yer ayırır ve şunu belirtir: İlim öğreten kimsenin ameli, kendisiyle birlikte sona ermez; öğrettiği kişi yaşadıkça ve o kişi başkasına öğrettikçe devam eder. Bu yüzden öğretmek, amellerin en uzun ömürlüsüdür. (İbn Abdilberr, Câmiu beyâni'l-ilm ve fazlih)
Bu hadiste anne babanın kendi konumunu görmesi gerekir.
Çünkü bir çocuğun ilk ve en uzun süreli öğretmeni anne babasıdır. Okul birkaç yıl sürer; ev on sekiz yıl sürer.
Ve okulda öğretilenlerin çoğu unutulur; evde öğretilenler karakter olur.
Bugün için ölçü: Kendinizi çocuğunuzun öğretmeni olarak görün. Bugün ona bir şey öğretin: bir dua, bir kelime, bir hüner, bir hikâye. Küçük olsun, ama bilinçli olsun. Hadis, o an için söylenmiştir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
TARTIŞMAYI BIRAKMAK
«أَنَا زَعِيمٌ بِبَيْتٍ فِي رَبَضِ الْجَنَّةِ لِمَنْ تَرَكَ الْمِرَاءَ وَإِنْ كَانَ مُحِقًّا»
"Haklı olduğu hâlde tartışmayı bırakan kimseye cennetin kenarında bir ev için kefil oluyorum." (Ebû Dâvûd, Edeb)
Gazâlî, mirâ ve cedeli yani münakaşayı dilin en zararlı âfetlerinden sayar ve şu tespiti yapar: Tartışmanın sebebi çoğu zaman hakkı ortaya çıkarmak değil, kendini üstün göstermektir. Bunun alâmeti şudur: Karşı taraf doğruyu söylediğinde insan sevinmiyorsa, o kişi hakikati değil kendini savunuyordur. (Gazâlî, İhyâ, Âfâtü'l-lisân)
Bu ölçü, ergen çocuğuyla sürekli çatışan anne babalar için bir kurtuluştur.
Evde her tartışmayı kazanmak diye bir hedef varsa, kaybedilen şey çocuktur. Çünkü çocuk bir süre sonra doğruyu değil, kaybetmemeyi öğrenir. Ve sizinle konuşmayı tamamen bırakır.
Haklı olduğunuz hâlde tartışmayı bitirmek zayıflık değildir; ilişkiyi meselenin üstünde tutmaktır.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzla bir tartışma kızıştığında, haklı olsanız bile bir kere geri çekilin. "Bunu sonra konuşalım" deyin. Kaybettiğiniz tartışma, kazandığınız güvenden ucuzdur.
@ailecocuk Telegram Kanalı
KİBİRLİYE KARŞI
«إِنَّ اللَّهَ أَوْحَى إِلَيَّ أَنْ تَوَاضَعُوا حَتَّى لَا يَفْخَرَ أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ وَلَا يَبْغِيَ أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ»
"Allah bana şunu vahyetti: Mütevazi olun ki kimse kimseye karşı övünmesin ve kimse kimseye haksızlık etmesin." (Müslim, Cennet)
Birgivî, kibrin alâmetlerini sayarken şunları zikreder: Kendisine selam verilmesini beklemek, meclislerde baş köşeye oturmayı istemek, kendisinden aşağıda gördüğü kimselerle konuşmamak, hata ettiğinde kabul etmemek. Ona göre kibir, mal ve makamla değil; kalpteki üstünlük duygusuyla ilgilidir; fakir de kibirli olabilir. (Birgivî, et-Tarîkatü'l-Muhammediyye, kibir bahsi)
Bu hadis, tevazuun bir vahiy emri olduğunu ve gayesinin ne olduğunu söylüyor: Kimse kimseye övünmesin.
Ve çocukta kibir, en çok kıyasla ekilir. "Sen onlardan iyisin", "sen onlar gibi değilsin", "onlar cahil, sen okumuş." Bu cümleler çocuğa üstünlük değil, hastalık verir.
Bugün için ölçü: Çocuğunuza kimseden üstün olduğunu asla söylemeyin. Onu başkalarıyla değil, kendi düniyle kıyaslayın. Kibrin ilk tohumu, "sen onlardan iyisin" cümlesidir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÇOCUĞA GÜZEL AHLÂKIN KAYNAĞI
«إِنَّ اللَّهَ قَسَمَ بَيْنَكُمْ أَخْلَاقَكُمْ كَمَا قَسَمَ بَيْنَكُمْ أَرْزَاقَكُمْ»
"Allah ahlâklarınızı aranızda taksim etmiştir; tıpkı rızıklarınızı taksim ettiği gibi." (Ahmed b. Hanbel, Müsned; Buhârî, el-Edebü'l-müfred)
İbrahim Hakkı, ahlâkın bir kısmının doğuştan geldiğini kabul eder; fakat şunu ekler: Rızık da taksim edilmiştir, ama insan çalışarak rızkını artırır. Ahlâk da böyledir; verilen bir zemin vardır, fakat o zemin terbiye ile genişler. Doğuştan gelen, gayreti mazur göstermez. (Erzurumlu İbrahim Hakkı, Mârifetnâme, ahlâk bahsi)
Bu hadis, ahlâkın rızık gibi taksim edildiğini söylüyor. Ve rızık için ne yapıyorsak, ahlâk için de aynısını yapmalıyız: Çalışmak.
Anne baba, çocuğunun rızkı için yıllarca çalışır; ahlâkı için ise "böyle doğdu" der. Oysa ikisi aynı hükme tâbidir: Verilen zemin, emekle genişler.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzun ahlâkı için rızkı için harcadığınız gayretin en az yarısını harcayın. Ahlâk da rızık gibidir; çalışmadan gelmez.
@ailecocuk Telegram Kanalı
ÇOCUĞU İLİM MECLİSİNE GÖTÜRMEK
«مَا اجْتَمَعَ قَوْمٌ فِي بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ اللَّهِ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَيَتَدَارَسُونَهُ بَيْنَهُمْ إِلَّا نَزَلَتْ عَلَيْهِمُ السَّكِينَةُ»
"Bir topluluk Allah'ın evlerinden birinde toplanıp Allah'ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederse, mutlaka üzerlerine sekînet iner." (Müslim, Zikir)
İbn Abdilberr, ilim meclislerinin faziletini anlatırken şunu belirtir: İlim, yalnız kitaptan değil, meclisten alınır. Kitap bilgi verir; meclis edep verir. Sahâbe, Peygamber Efendimiz'in kitabını değil, meclisini görmüştü ve o meclisten çıkan neslin benzeri bir daha gelmedi. (İbn Abdilberr, Câmiu beyâni'l-ilm ve fazlih)
Bu tespit, çocuğu ilim meclisine götürmenin neden önemli olduğunu açıklar.
Çocuk, evde anlatılan sohbetten değil; bir hocanın huzurunda oturan, sessizce dinleyen, sorusunu edeple soran insanları görerek öğrenir.
O manzara, hiçbir kitapta yoktur.
Bugün için ölçü: Çocuğunuzu ara sıra bir sohbete, bir derse, bir ilim meclisine götürün. Anlamasa da olur. Gördüğü manzara, anlamadığı sözlerden daha çok öğretir.
@ailecocuk Telegram Kanalı
