ES-SUNNE
前往频道在 Telegram
显示更多
未指定国家未指定类别
629
订阅者
+924 小时
+67 天
+1030 天
帖子存档
628
➖ Şüphelere Reddiye 2️⃣➖
➖Hâricîler ile Mürcie Arasında (بين الخوارج والمرجئة)
📋İmam ibn Abbas'ın 💚 maide 44 ayetin tefsirindeki: "o küfürdür" ifadesi ile Alakalı.
🪶 diyorlar ki imam ibni abbas'ın 💚 küçük küfürdür sözü zayıftır(maide 44 tefsiri). bununla beraber sahih olan "o küfürdür" anlamındaki sözü büyük küfrü işaret eder.
💡Bu ifade şekliyle büyük küfür anlamına geldiğini söyleyenlerin hatalı olduğu, iki yönden anlaşılır:
🟠1. Bu lafzın, selef arasında geçtiği bağlam, heva ile hüküm vermek gibi günah meseleleridir. Bu tür fiiller, dinen ma’siyet (isyan veya küçük küfür) kabul edilmiştir büyük küfür değil.
🟠2. Aynı lafız kalıbı ("به كفر") başka konularda da geçmiştir; ama bu kullanımların hiçbiri İslam’dan çıkarıcı bir anlamda değildir.
✔️Meselâ, ağıt yakmak, nesebe dil uzatmak gibi fiiller de küfür olarak nitelendirilmiş, ancak bunlar amelî küfür(küçük küfür) sayılmıştır — yani “küfr dûne küfr”.
Mesela sahih müslim de şöyle bir bab açılmıştır.
⬅️باب إِطْلاَقِ اسْمِ الْكُفْرِ عَلَى الطَّعْنِ فِي النَّسَبِ وَالنِّيَاحَةِ عَلَى الْمَيِّتِ:
«236» وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ (ح) وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ- وَاللَّفْظُ لَهُ- حَدَّثَنَا أَبِي وَمُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ((اثْنَتَانِ فِي النَّاسِ هُمَا بِهِمْ كُفْرٌ الطَّعْنُ فِي النَّسَبِ وَالنِّيَاحَةُ عَلَى الْمَيِّتِ)).
📚[ صحيح مسلم ]
📚Bab;
Soy-sopu küçümsemek ve ölüye ağıt yakmak fiillerine “küfür” ismi verilmesi babı
✔️Ebû Bekir b. Ebî Şeybe bize hadis rivayet etti. Ebû Muâviye bize hadis rivayet etti. (H) Aynı şekilde İbn Numeyr bize hadis rivayet etti — ve lafız onundur — babam ile Muhammed b. Ubeyd bize hadis rivayet ettiler. Hepsi el-A‘meş’ten, o da Ebû Sâlih’ten, o da Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet etti.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
🟠“İnsanlar arasında iki şey vardır ki, bunlar kendilerinde (bulunanlarda) küfürdür:
➡️Soy-sopu küçümsemek
➡️Ölüye ağıt yakmak.”
🪶imam ibn batta ☝️ da ibanet'ul Kubra da şöyle rivat etmektedir:
996 - حَدَّثَنَا أَبُو عَلِيٍّ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحُلْوَانِيُّ قَالَ: حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ يُوسُفَ بْنِ دِينَارٍ الْبَغْدَادِيُّ , قَالَ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ الْفِرْيَابِيُّ , قَالَ: حَدَّثَنَا الْأَوْزَاعِيُّ , قَالَ: حَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي الْمُهَاجِرِ الْمَخْزُومِيُّ , قَالَ: حَدَّثَتْنِي كَرِيمَةُ بِنْتُ الْحَسْحَاسِ الْمُزَنِيَّةُ , قَالَتْ: سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ , فِي بَيْتِ أُمِّ الدَّرْدَاءِ يَقُولُ: -[731]- قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: " ثَلَاثٌ هُنَّ مِنَ الْكُفْرِ بِاللَّهِ: النِّيَاحَةُ , وَشَقُّ الْجَيْبِ , وَالطَّعْنُ فِي النَّسَبِ"
📚 [ الإبانة الكبرى ]
💡Ebû Alî İshâk b. İbrâhîm el-Helvânî bize hadis rivayet etti.
Ya‘kūb b. Yûsuf b. Dînâr el-Bağdâdî bize hadis rivayet etti.
Muhammed b. Yûsuf el-Firyâbî bize hadis rivayet etti.
el-Evzâ‘î dedi ki:
Bana, İsmâîl b. Ubeydullah b. Ebî’l-Muhâcir el-Mahzûmî rivayet etti.
Bana, Kerîme bintü’l-Hasshâs el-Müzeniyye rivayet etti.
Şöyle dedi: Ebû Hüreyre’yi (radıyallahu anh), Ümmü’d-Derdâ’nın evinde şöyle derken işittim:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Üç şey vardır ki, bunlar Allah’a karşı birer küfürdür:
1. Ağıt yakmak,
2. Yaka yırtmak (şiddetli musibette göğsü veya yakayı parçalamak),
3. Soy-sopu kötülemek (nesebe dil uzatmak).”
Burada geçen “küfür” kelimesi, küfr-i ekber (dinden çıkaran) değil;
amelen küfür ya da küçük küfür (كفر دون كفر) olarak anlaşılmıştır.
Bu tür fiiller, imanı bütünüyle ortadan kaldırmasa da, şer‘an büyük günah ve kaldırılması gereken cahiliye adetleridir.
Selef âlimleri bu hadisi, “günah olmasına rağmen tekfir sebebi olmayan” işler bağlamında zikretmiştir.
dolayısıyla imam ibn abbas'ın 💚 sözü de bu anlamdadır.
➖
↗️https://t.me/Es_sunnne
628
➖Selefin Âlimlere Duyduğu Saygı ve Onların Kalmasını İstemeye Dair Bir Misal
➖قَالَ أَبُو الْحَسَنِ الْعِجْلِيُّ: «لَمَّا دَخَلَ مَعْمَرٌ صَنْعَاءَ كَرِهُوا أَنْ يَخْرُجَ مِنْ بَيْنِ أَظْهَرِهِمْ فَقَالَ لَهُمْ رَجُلٌ: قَيِّدُوهُ فَزَوِّجُوهُ»⁽¹⁾.
✎﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏
⁽¹⁾ نَقَلَ هَذَا الْأَثَرَ أَبُو الْحَسَنِ أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْعِجْلِيُّ فِي كِتَابِهِ «الثِّقَاتِ»، بِرَقَم 1766
➖Ebû’l-Hasen el-İclî (rahimehullah) şöyle nakletmiştir:
“Ma‘mer (rahimehullah) San‘a’ya geldiğinde, halk onun aralarından ayrılmasından hoşlanmadı.
➖Bunun üzerine içlerinden biri şöyle dedi:
‘Onu bağlayın da evlendirin!’”
➖(el-İclî, “es-Sikât”, no: 1766)
➖Bu rivayetten anlaşılıyor ki, Yemen halkı, ilim ehli bir zat olan Ma‘mer’i çok yüce tutuyor,
onun yanlarında kalmasını, ilimlerinden istifade etmek, ilim nuruyla aydınlanmak ve
hidayeti yaymak için büyük bir fırsat olarak görüyordu.
Bu nedenle onun evlendirilmesini ve oraya yerleşmesini teklif ettiler.
Bu kıssa, selefin ilme ve âlimlere olan sevgisini,
onların ilimden istifade etme iştiyakını,
ve şer‘î bilginin kendi beldelerinde yayılmasını ne derece arzu ettiklerini yansıtan harika bir örnektir.
↗️https://t.me/Es_sunnne
628
☪️İnsanların Yardımına Koşmak1️⃣
🔸 حَدَّثَنَا سَعِيدُ بن مُحَمَّدٍ الْجَرْمِيُّ ، حَدَّثَنَا أَبُو نُمَيْلَةَ يَحْيَى بْنُ وَاضِحٍ ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الأُمَوِيُّ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ حسَيْنٍ ، عَنْ بِلالٍ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ : " كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ ، وَالْمَعْرُوفَ يَقِي سَبْعِينَ نَوْعًا مِنَ الْبَلاءِ ، وَيَقِي مِيتَةَ السُّوءِ ، وَالْمَعْرُوفُ وَالْمُنْكَرُ خَلْقَانِ مَنْصُوبَانِ لِلنَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ، فَالْمَعْرُوفُ لازم لأَهْلِهِ ، يَقُودُهُمْ وَيَسُوقُهُمْ إِلَى الْجَنَّةِ ، وَالْمُنْكَرُ لازم لِأَهْلِهِ يَقُودُهُمْ وَيَسُوقُهُمْ إِلَى النَّارِ "
🖊Fâtıma binti'l-Hüseyn 🩵 Bilal'den Resûlullah'ın ⏩️ şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
⏩"Her iyilik bir sadakadır. Her iyilik de yetmiş çeşit beladan ve kötü bir ölümden korur. İyilik (maruf) ve kötülük (münker) kıyamet günü insanların önünde iki mahluk gibi dikilirler. İyilik, sahiplerine gereklidir, onları cennete götürür. Kötülük de sahiplerine gereklidir, onları ateşe sürükler."
🔸حَدَّثَنِي الْوَلِيدُ بْنُ شُجَاعِ السَّكُونِيُّ ، حَدَّثَنَا أَبُو يَحْيَى الثَّقَفِيُّ ، عَنِ الْحَارِثِ التَّمَيْرِي ، عَنْ أَبِي هَارُونَ ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : " إِنَّ أَحَبَّ عِبَادِ اللهِ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ مَنْ حُبِّبَ إِلَيْهِ الْمَعْرُوفُ ، وَحُبِّبَ إِلَيْهِ فِعَالُهُ
🖋Ebû Saîd el-Hudri 💚 Resûlullah'tan ⏩️ şöyle nakletmiştir:
⏩"Kullar arasında Yüce Allah'ın en sevdiği kul, kendisine iyiliğin ve iyiliği yapmanın sevdirildiği kuldur."
📚İmâm İbn-i Ebi Dunya cild 10↗️https://t.me/Es_sunnne
628
➖ Şüphelere Reddiye 1️⃣➖
➖Hâricîler ile Mürcie Arasında (بين الخوارج والمرجئة)
➖“Hüküm meselesi”nde hariciler ve mürcie grupların çelişkileri:
İbn Abbas’tan (radıyallahu anh) gelen hüküm meselesinde rivayet hakkında şunu söylerler:
➡️"Bu rivayet zayıftır."
Ve böylece meseleyi bir çırpıda kapattıklarını zannederler.
➡️Bazıları da şöyle der:
"İbn Abbas’ın 'bu küfürdür' sözüyle kastettiği, büyük küfürdür."
➡️Bir diğer grup ise der ki:
"İbn Mesud’un rivayeti, İbn Abbas’ınkine muhaliftir. Çünkü İbn Mesud’un rivayetinde ‘el-Küfr’ (belirli – marife olarak) geçmektedir; bu da büyük küfür olduğunu gösterir."
⚪️Derim ki:
Ben bu sapkın Cehmiyye’nin yoluna gidenler hakkında uzun uzadıya konuşmayacağım.
Onlar önce Cehm’den aldıkları tevilciliği benimseyip, sonra Hâricî Harûrîlerin dini olan marikalığa doğru kaçtılar.
Bu, “küfürde mazeret vardır” düşüncesini büyütüp, küfrün en büyüklerinden dahi özür dilemeye varan bir akımı savunan filan teorisyenlerin etkisinde gelişti.
Ve nihayet, tekfirci Hâricîlerin yöntemiyle meseleleri ele alan bir yola saptılar.
➖Ancak gerçek şudur:
İbn Abbas’ın (radıyallahu anh) meşhur sözü olan:
Bu, küfürdür ama büyük küfür değildir (كفر دون كفر)”
➖söz konusu rivayet, selef âlimleri nezdinde ihtilafsız bir şekilde sabittir.
Bu hakikat, Selefî davete vakıf olanların ittifakıyla sabittir.
➡️Ayrıca bu söz, aşağıdaki birçok eserde açık şekilde başlık altında yer almıştır:
➖1. el-Sünne – el-Hallâl
➖2. Ahbâru’l-Kudât – Vekî‘
➖3. Tefsîr – İbn Ebî Hâtim
➖4. eş-Şerîa – Âcurî
➖5. Câmi‘u’l-Beyân – Taberî
➖6. Ta‘zîmu Kadri’s-Salâh – Mervazî
➖7. el-İbâne – İbn Battâ el-Ukberî
➖8. Usûlü’s-Sünne – İbn Ebî Zemenîn
➖9. Mese’ile’l-İmâm Ahmed – rivayet: eş-Şâlencî
➖10. İbn Receb’in Sahîh-i Buhârî Şerhi
➖11. el-Îmân – Ebû Ubeyd el-Kâsım b. Sellâm
Bunlara ilaveten, şu an hatırlayamadığım başka kitaplarda da bu rivayet geçmektedir.
Kim bu rivayetlerin tamamını bir araya getirirse, —Allah’ın izniyle— bu sapkın, zehirli akımın saldırısını durdurmada büyük bir iyiliktir.➖
↗️https://t.me/Es_sunnne
628
🖌️قِصَرُ الأَمَلِ
🟨Kısa emel1️⃣
👈قال الحسن البصري رحمه الله:
تَطَلَّبْتُ خُطْبَةَ النَّبِيِّ ﷺ يَوْمَ الجُمُعَةِ، فَأَعْيَيْتُ،
فَسَأَلْتُ رَجُلًا مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ ﷺ – جَابِرًا – عَنْ خُطْبَتِهِ، فَقَالَ:
خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ ﷺ يَوْمَ الجُمُعَةِ فَقَالَ:
«يَا أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّ لَكُمْ مَعَالِمَ فَانْتَهُوا إِلَى مَعَالِمِكُمْ،
وَإِنَّ لَكُمْ نِهَايَةً فَانْتَهُوا إِلَى نِهَايَتِكُمْ.
أَلَا وَإِنَّ الْمُؤْمِنَ بَيْنَ مَخَافَتَيْنِ:
بَيْنَ أَجَلٍ قَدْ مَضَى لَا يَدْرِي مَا اللَّهُ صَانِعٌ فِيهِ،
وَبَيْنَ أَجَلٍ قَدْ بَقِيَ لَا يَدْرِي مَا اللَّهُ قَاضٍ فِيهِ.
فَلْيَأْخُذِ الْعَبْدُ مِنْ نَفْسِهِ لِنَفْسِهِ،
وَمِنْ دُنْيَاهُ لِآخِرَتِهِ،
وَمِنْ شَبَابِهِ قَبْلَ هِرَمِهِ،
وَمِنْ صِحَّتِهِ قَبْلَ سَقَمِهِ.
فَوَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ،
مَا بَعْدَ الْمَوْتِ مِنْ مُسْتَعْتَبٍ،
وَلَا بَعْدَ الدُّنْيَا إِلَّا الْجَنَّةُ أَوِ النَّارُ.»
ثُمَّ قَالَ: «أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ لِي وَلَكُمْ».
Hasan(-ı Basri) anlatıyor: Peygamber (🤍)'in Cuma hutbesini öğrenmek için uğraştım. Yorgun düştüm; nihayet Hz. Peygamber'in ashabından birine (Cabir'e) Cuma hutbesini sordum. Şöyle cevapladı:
Allah'ın Resûlü (🤍), Cuma günü hutbesinde şöyle buyurdu:
📌"Ey insanlar! Sizin bir ilminiz vardır. O ilminize ulaşınız. Sizin bir sonunuz da vardır. Sonunuza ulaşın. Kuşkusuz mü'min iki korku arasındadır. İlki geçmiş zamandır ki kul, Yüce Allah'ın bu konuda ne yapacağını bilmez. Bir de geriye kalan gelecek zaman. Kul burada Yüce Alah'ın ne yapacağını bilmez. Kişi kendisi için kendinden, ahireti için de dünyasından, yaşlanmadan önce gençliğinden, hastalanmadan önce sağlığından bir şeyler hazırlasın. Siz ahiret için yaratıldınız. Dünya ise sizin için yaratıldı. Muhammed'in 🤍 nefsi elinde olana yemin olsun ki, ölümden sonra af dilenecek bir yer,dünyadan sonra da Cennet veya Cehennemden başka bir yurt yoktur. Ben, yüce Allah'tan bana ve size bağışlanma diliyorum."
📖İbnî ebi'd dunya📝https://t.me/Es_sunnne
628
🔔İmam Şâfiî’den Bâtıla Girmiş Hocalara Usûl Dersi”
⚪️قِيلَ لِلشَّافِعِيِّ:
يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ، مَا تَقُولُ فِي قَتْلِ الزُّنْبُورِ لِلْمُحْرِمِ؟
فَقَالَ:
قَالَ اللَّهُ تَعَالَى:
﴿وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ﴾ [الحشر: 7]
وَحَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ رِبْعِيٍّ، عَنْ حُذَيْفَةَ رضي الله عنه، قَالَ:
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ:
«اقْتَدُوا بِاللَّذَيْنِ مِنْ بَعْدِي: أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ»
وَحَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ رضي الله عنه، قَالَ:
أَمَرَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رضي الله عنه بِقَتْلِ الزُّنْبُورِ.
İmam Şafii'ye denildi ki:
"Ey Ebu Abdillah! İhramlı kimsenin eşek arısı öldürmesi hakkında ne dersin?" Şafii (☝️) dedi ki:
"Rasûl size neyi verirse onu alın." (Haşr 7)
Bize İbn Uyeyne, Abdulmelik b. Umeyr'den tahdis etti, o Rib'i'den, o Huzeyfe 💛, Rasûlullah 🤍 'in şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Benden sonra Ebu Bekr ve Ömer'e uyun."
📌Yine bize Sufyan, Mis'a'dan tahdis etti, o Kays b. Muslim'den, o Tarik b. Şihab (💛)'dan, Ömer (💛)'ın, eşek arısını öldürmeyi emrettiğini rivayet etti."
🟠Zemmu'l Kelâm🎵Selef âlimlerine baktığımızda, onların tek bir ölçüye sahip olduklarını görürüz. Bu sebeple aralarında itikatta hiçbir ayrılık ve sapma meydana gelmemiştir. Hepsi aynı hakikati savunmuş, sanki aynı kaynaktan çıkan berrak bir su gibi konuşmuşlardır. Çünkü ölçüleri hevâ, şahıslar değil; Kur’ân, Sünnet ve sahâbenin anlayışıydı. 🚨Fakat bugün baktığımızda, özellikle kendilerini tevhide nispet eden birçok hocanın, her birinin kendince belirlediği bir usûl ortaya koyduğunu görüyoruz. Bu usûller, Selef’in usûlüne arz edilmediği için hakka isabet edemiyorlar. ➡️İşte bu sebeple Selef yolundan sapmışlar ve başkalarını da saptırmışlardır. Tebâlarıda Selef’in ilmini bilmedikleri, onların ölçüsünü tanımadıkları için şahıslara bağlanmakta, hocaların ağzından çıkan boş rey ve hevalarını tikad edinip onlarla birlikte aynı yanlış itikadın peşinden sürüklenmektedirler. ✨Hak bir tanedir; ölçüsü bellidir. O da Selef-i Sâlihîn’in anladığı şekliyle Kur’ân ve Sünnettir. Bunun dışındaki her yol, ne kadar süslense de sapma ve fitne yoludur. ⤵️https://t.me/Es_sunnne
628
اللَّهُمَّ صَلِّ علَى مُحَمَّدٍ وعلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كما صَلَّيْتَ علَى إبْرَاهِيمَ وعلَى آلِ إبْرَاهِيمَ؛ إنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اللَّهُمَّ بَارِكْ علَى مُحَمَّدٍ وعلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كما بَارَكْتَ علَى إبْرَاهِيمَ وعلَى آلِ إبْرَاهِيمَ؛ إنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.✅Allah Rasulune salat etmeyi unutmayın. “Allah ve melekleri Peygamber’e çokça salat ederler. Ey iman edenler! Siz de ona çokça salât ve selam edin." | Ahzâb 56 ↗️https://t.me/Es_sunnne
628
🧎Namazı terk Edenin Küfrünün Zikri Babı 1️⃣
✔️ Sünnet ve ittiba ehli kimse ihtilâf vâki olup sözler ve görüşler çatallandığı zaman Nebi (▫️)'in ve ashabı (▫️) un üzerinde olduğu ilkhal ne ise ona müracaat eder. Böylece hakka isabet etmiş ve heva ehlinin kendisi sebebiyle helâk olduğu sapıklıktan selâmete çıkmış olur.
▫️Namazı terk eden kimsenin tekfiri hususunda Kitab'ın ve Sünnet'in nasları açıktır. Nebi (▫️)'in ashâbı ve onlara güzellikle tâbi olanlar da bunun üzerinde icma etmiştir. İlim ehli de bu icmayı günümüze kadar birbirlerinden nakledegelmişlerdir. Ne var ki Mürcie buna aldırmamıştır. Bilakis onlar bu icmayı çürütmeye ve bu icmanın batıl olduğunu ortaya koymaya gayret etmişlerdir. Çünkü bu icma onların asıllarını çürütmekte ve bu asılların bâtıllığını ortaya koymaktadır.
▫️Eğer şaşıracaksan, bu icmayı çürütmek için Ehli Sünnet'in düşmanları olan Cehmiyye'nin, Eş'ariler'in ve kelamcıların sözlerini delil getiren sözde selefilerin hâline şaşırmak gerekir. Onlardan bazıları bu icmayı naklettikten sonra cumhûrun bunun hilafı olan görüşü tercih ettiğini söyleyerek buna itiraz eder. Bu cumhurun sözleri incelendiğinde ise onların birçoğundan Sahâbe (▫️)'in icmasına muhalif bir sözün sabit olmadığı görülür.
💎 Onlardan muhalefetine itibar edilen ve icmâya muhalefeti sabit olan kimselere gelince, sünnet ve eser ehlinin usûlünde -söyleyenin derecesi ne olursa olsun- onların icmasına muhâlif olan bir söze itibar edilmeyeceği kâidesi iyice yerleşmiştir. Yine Ehli Sünnet şunu beyan etmiştir: Din ile ilgili meselelerden birinde onlardan bir icma sabit olduğu zaman kim olursa olsun hiç kimsenin ona muhalefet etmesi câiz değildir. Kimden böyle bir şey sâdır olursa onun sözüne kesinlikle bakılmaz ve onlara muhalefetine kesinlikle itibar edilmez. Çünkü sünnet ve hadis imamları Sahâbe (▫️)'in icmasına muhalefet etmeyi kendisi sebebiyle sahibine ta'n edilecek bir bidat ve helâk saymışlardır.
✅️ İmam el-Evzãi (▪️) şöyle demiştir: "Sana tek bir şeyi tavsiye ediyorum. Bu senden şüpheyi kaldırır. Buna tutunduğun takdirde Allah Teâlâ'nın izniyle doğru yolu bulursun: Rasulullah (▫️)'in ashâbının bu din ile ilgili bir meselede ne üzere olduğuna bakarsın... Eğer onlar tek bir şey üzerinde icma etmişlerse ve onlardan hiçbiri bu icmanın dışına çıkmamışsa o bırakılıp da nereye gidilir? Helâk onlara muhalefettedir. Onların bir şey üzerinde icma edip de doğrunun ondan başkasında olması mümkün değildir.".
El ibanet'ul kübrâ,1876▫️Yine o şöyle demiştir: "Bir kimsenin Rasulullah (▫️) den kendisine ulaşan bir emir hususundaki görüşü ancak ona ittibă etmek olmalıdır. Eğer o konuda Rasulullah (▫️)'den gelen bir şey yoksa fakat ondan sonra gelen ashâbı bir şey söylemişse onlar o konuda hakka bizden daha yakındırlar. Çünkü Allah Teâlâ onlardan sonra gelenleri onlara ittibâ etmeleri sebebiyle övmüş, 've onlara güzellikle ittibâ edenler...' (Tevbe, 100) buyurmuştur. Siz ise 'Hayır, onu Kitab hakkındaki görüşümüze arz ederiz, ona uyarsa doğrularız, uymazsa bırakırız' diyorsunuz. Bu, yani kişinin Sunnet ten görüşüne muhâlif olanı reddetmesi İslâm'daki bidatlerin nihai noktasıdır. "
Zemmu'l kelâm,925🖊 El-Evzâî'nin İbnu'l Museyyeb'den rivâyet ettiğine göre ona bir şey sorulmuş, o da şöyle cevap vermiştir: "Bu konuda Rasulullah (▫️)'in ashâbı muhalefet etmiştir. Onların yanında bir söz olarak benim görüşüm yok." 🔹 İbn Vaddah da "Bu hakkın ta kendisidir" demiştir. ⤵️https://t.me/Es_sunnne
628
📝حَدَّثَنَا أَبُو الْأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، قَالَ: قَالَ عَبْدُ اللَّهِ: إِنَّهُ لَمَكْتُوبٌ فِي التَّوْرَاةِ: لَقَدْ أَعَدَّ اللَّهُ لِلَّذِينَ تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ مَا لَمْ تَرَ عَيْنٌ وَلَمْ تَسْمَعْ أُذُنٌ وَلَا خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ، وَمَا لَا يَعْلَمُهُ مَلَكٌ وَلَا مُرْسَلٌ، قَالَ: وَنَحْنُ نَقْرَأُهَا: ﴿فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ﴾ [السجدة: ١٧] إِلَى آخِرِ الْآيَةِ
المصنف - ابن أبي شيبة - ت الحوت ٧/٣٤ — أبو بكر بن أبي شيبة (ت ٢٣٥)
🗓Ebû’l-Ahvas bize rivayet etti; o da Ebû İshak’tan, o da Ebû Ubeyde’den nakletti. Ebû Ubeyde şöyle dedi:
Abdullah (b. Mes‘ûd) şöyle demiştir:
➖“Şüphesiz Tevrat’ta yazılıdır: Allah, yanları yataklardan uzaklaşanlar için; hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir insanın kalbine doğmamış; hiçbir meleğin ve hiçbir peygamberin bilmediği nimetler hazırlamıştır.”
Sonra şöyle dedi:
“Biz bunu şu ayette okuyoruz:
📌‘Hiçbir kimse, onlar için göz aydınlığı olarak saklananları bilemez.’ (Secde, 17)
ayetin sonuna kadar.”
📖el-Musannef — İbn Ebî Şeybe🔔https://t.me/Es_sunnne
628
🔗عن بِلَالِ بْنِ سَعْدٍ أَنَّ أَبَا الدَّرْدَاءِ قَالَ: كَانَ ابْنُ رَوَاحَةَ يَأْخُذْ بيَدِي فَيَقُولُ: «تَعَالَى نُؤْمِنْ سَاعَةً إِنَّ الْقَلْبَ أَسْرَعُ تَقَلُّبًا مِنَ الْقِدْرِ إِذَا اسْتَجْمَعَتْ غلياناً». قَالَ يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ : سَمِعْتُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ مَهْدِي يَقُولُ: أَنَا أَقُولُ: إِنَّ الْإِيمَانَ يَتَفَاضَلُ وَكَانَ الْأَوْزَاعِيُّ يَقُولُ: لَيْسَ هَذَا زَمَانُ تَعَلُّمِ هَذَا زَمَانُ تَمَسُّكِ.
🔗Bilal bin Sa'd'dan; Ebû Derda şöyle dedi:
📌 "İbn Ravaha elimi tutup şöyle derdi:
➖Gel de bir saat iman edelim. Şüphesiz kalp, fokurdayarak kaynayan tencereden daha hızlı döner. "
📌Yakub bin İbrahim dedi ki: Abdurrahman bin Mehdi'yi şöyle derken işittim:
➖ "Ben, imanların birbirinden üstün olduğu görüşündeyim."
📌Evzai (☝️) şöyle derdi:
➖"Bugün öğrenme zamanı değil, dine sarılma zamanıdır."
✒️El ibanet'ul kubra📝https://t.me/Es_sunnne
628
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ
🌟Tevhid ve Sünnet Davasında Kadının Sorumluluğu 1⃣
📌يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَىٰ
📌"Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık."
Hucurât Suresi, 49/13
📌Tevhid davası hiçbir zaman yalnız erkeklerin omuzlarında yükselmemiştir.
🧷Kadın bu davanın dışında değil, tam merkezindedir.
▪️“Her başarılı erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır.”
▪️“Kadın isterse bir eliyle beşiği sallarken diğer eliyle dünyayı sallar.”
🔜Yaratılış farklıdır; görev alanları farklıdır.
📝Ama bu farklılık asla kenara çekilmek değildir.
🖌️Kadın saf dışı değildir. Kadın sorumludur.
Nitekim Ahzâb Suresi 35. ayette Allah Azze ve Celle,
▫️“Şüphesiz Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar…”
buyurarak kullukta erkeği zikrettiği her yerde kadını da zikretmiştir.
🔖Kullukta ayrıcalık yoktur. Sorumluluk ortaktır.🔖
📝İslam şeriatında kıtâl kadınlara farz kılınmamış olsa da, Resûlullah (🤍) yaptığı savaşlarda ve çıktığı gazvelerde hanımlarından birini yanında bulundurmuştur.
Bu, sıradan bir tercih değildir.
Bu, bir mesajdır:
🪶Bu dava sadece erkeklerin değildir. Bu davanın içinde kadınlar da vardır.
🌟Hacer عليها السلام
Issız bir vadide bırakıldığında,
“Bu Allah’ın emri midir?” dedi.
Cevap evet olunca,
🌟“Öyleyse Allah bizi zayi etmez.” dedi.
Koştu. Aradı. Gayret etti.
🌟Tevekkül etti ama oturmadı.
Bugün biz ne yapıyoruz🌟
Hacer gibi teslimiyet mi gösteriyoruz🌟
Yoksa her şeye şikâyet eden, hiçbir nimeti beğenmeyen, her konuda problem çıkaran bir hâle mi büründük🌟
Zor zamanlarda sabır mı yayıyoruz, huzursuzluk mu🌟
🌟Hatice ▫️
Resûlullah’a,🤍
🌟“Allah seni asla mahzun etmeyecektir.” diyen kadındır Hatice.
🌟Bazen en büyük cihad, yıkılmak üzere olan bir kalbi ayağa kaldırmaktır.
🌟O sadece teselli etmedi.
Malını verdi. İmkânını verdi. Varlığını verdi.
🌟Davanın yanında dimdik durdu.
🌟Bugün?
Rızık mücadelesiyle yorulan, davet meydanlarında yalanlanan, hakarete uğrayan, kalbi yorulan eşlerimizi ayağa mı kaldırıyoruz🌟
Yoksa nefsimizin istekleriyle onları daha da mı eziyoruz🌟
Destek mi oluyoruz🌟
Yoksa yük mü🌟
🌟 Esma ▫️
🌟Sevr’e yürüdü.Tehlike vardı. Takip vardı. Risk vardı.
Ama geri durmadı.
🌟Bugün biz?
İmkânsızlıkları mı konuşuyoruz🌟
Yoksa imkânlarımızı mı seferber ediyoruz🌟
Fedakârlık mı ediyoruz🌟
Yoksa konfor mu koruyoruz🌟
🌟Nesibe binti Ka‘b ▫️
🌟Uhud’da sancak yere düşmek üzereyken arka safları terk etti.
Kılıcını kuşandı. Ön safa geçti.
Resûlullah (🤍):
▫️“Sağıma da soluma da dönmedim ki onu önümde görmeyeyim.” buyurdu.
🔜Yemâme’de yalancı küfrün karşısında yer aldı.
🔜Evlat yetiştirdi. Bedel ödedi.
🌟Bugün?
İslam’ın sancağı yara almışken biz neredeyiz🌟
Resûlullah’ın davasının sağında mı,
solunda mı, önünde mi, yoksa arkasını dönmüş bir hâlde mi🌟
Perdelerimizin, halılarımızın, süslerimizin, makyajlarımızın etrafında mı dönüyoruz🌟
Nesibe gibi küfrün ve bidatin boynunu kesecek nesiller mi yetiştiriyoruz🌟
Yoksa küfrün ve tağuti sistemin bizim ve evlatlarımızın boynuna ip geçirmesini mi bekliyoruz🌟
Gerçek şu:
🌟Bu çağ bahane kaldırmaz.
🌟Bu çağ konfor kaldırmaz.
🌟Bu çağ süslenip kenarda durmayı kaldırmaz.
🌟Ya evlerimizi iman kalesi yapacağız,
🌟ya da evlerimizi dünyanın oyalanma alanına çevireceğiz.
🌟Ya Hacer gibi teslim olacağız,
🌟ya da şikâyetin içinde çürüyeceğiz.
🌟Ya Hatice gibi destek olacağız,
ya da yük olacağız.
🌟Ya Esma gibi fedakârlık göstereceğiz,
🌟ya da rahatımıza sığınacağız.
🌟Ya Nesibe gibi izzetle ayağa kalkacağız,
🌟ya da çağın rüzgârında savrulacağız.
Çünkü mesele nettir:
🌟Ya çağın savurduğu kadınlar olacağız,
🌟ya da çağa yön veren kadınlar.
↗️https://t.me/Es_sunnne
628
🍂طريق الصحابة
🌟 Sahabe yolu 1⃣
وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ آيَاتِ اللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ ۚ إِنَّكُمْ إِذًا مِثْلُهُمْ ۗ إِنَّ اللَّهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَالْكَافِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا
⏺️Halbuki O, kitapta size şunu indirmişti: Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman başka bir söze dalana kadar onlarla birlikte oturmayın. Sonra siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allah münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir."
🎙️(Nisa, 140)فَفِي هَذِهِ الْآيَةِ أَدَلُّ دَلِيلٍ عَلَى أَنَّهُ لَا يَجُوزُ الْقُعُودُ مَعَ أَهْلِ الْبَاطِلِ مِنَ الْمُبْتَدِعَةِ وَالْفُسَّاقِ، إِذَا خَاضُوا فِي بَاطِلِهِمْ Taberî bunun tefsîrinde şöyle demiştir: ❗"Bu âyet; bidatçiler olsun, fâsıklar olsun, her türlü bâtıl ehliyle onlar bâtıllarına dalmış oldukları zaman oturmanın yasak olduğuna açıkça delâlet etmektedir.
(جامع البيان، 5/330):▫️عَنْ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ رضي الله عنه فِي حَدِيثِهِ الطَّوِيلِ قَالَ: وَنَهَى رَسُولُ اللَّهِ ﷺ الْمُسْلِمِينَ عَنْ كَلَامِنَا أَيُّهَا الثَّلَاثَةِ، مِنْ بَيْنِ مَنْ تَخَلَّفَ عَنْهُ، قَالَ: فَاجْتَنَبَنَا النَّاسُ، وَتَغَيَّرُوا لَنَا، حَتَّىٰ تَنَكَّرَتْ لِي الْأَرْضُ، فَمَا هِيَ الَّتِي أَعْرِفُ. قَالَ: وَنَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ ﷺ أَنْ نَقْرَبَ نِسَاءَنَا. قَالَ: فَقُلْتُ لِامْرَأَتِي: الْحَقِي بِأَهْلِكِ. حَتَّىٰ أَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى قَوْلَهُ: ﴿وَعَلَى الثَّلَاثَةِ الَّذِينَ خُلِّفُوا﴾ (التوبة: 118) 🟠Resûlullah (👑), Tebük Seferi’nde kendisinden geri kalan üç kişi hakkında, Allah 👆 onların tevbesini kabul ettiğini bildiren âyetler ininceye kadar, Müslümanlara: Onlarla konuşmamalarını, Onlardan uzak durmalarını (boykot etmelerini) emretti. Hatta Resûlullah (👑), bu üç sahâbîye: Hanımlarından da ayrı durmalarını emretti. Bu durum, Allah Teâlâ’nın onların tevbesini kabul ettiğini bildirmesine kadar devam etti.
☑️Buhârî,📌قَالَ الإِمَامُ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ رحمه الله: «إِنَّ النَّبِيَّ ﷺ نَهَى عَنِ الْكَلَامِ مَعَ الثَّلَاثَةِ الَّذِينَ تَخَلَّفُوا بِالْمَدِينَةِ، لَمَّا خَافَ عَلَيْهِمُ النِّفَاقَ، فَكُلُّ مَنْ خِيفَ عَلَيْهِ مِثْلُ ذَلِكَ يُفْعَلُ بِهِ Imam Ahmed (☝️) şöyle demiştir: 📌"Nebi (🤍) Medine'de kalan üç kişiyle konuşmaktan, münafık olabileceklerinden endişelendiğinde nehyetmiştir. Hakkında endişelendiğimiz herkes hakkında aynısı söz konusudur."
📖el-Hallâl, es sunne↗️https://t.me/Es_sunnne
628
📚قال جعفر بن بُرقان:
🟡بلغني أن وهب بن منبّه رحمه الله كان يقول:
الرجاءُ قائدٌ، والخوفُ سائقٌ، والنفسُ حرونٌ.
فإن فتر القائدُ ضلّت النفسُ، فلم يقدر السائقُ على ردّها إلى الطريق.
وإن فتر السائقُ لم تُطِع القائدَ.
فإذا استوى القائدُ والسائقُ استقامت النفسُ طوعًا أو كرهًا.
Cafer bin Burkan dedi ki: Bana ulaştığına göre Vehb bin Münebbih şöyle derdi:
⏪"Ümit, kumandandır; korku, sevk edendir. Nefis ise dik başlıdır. Eğer kumandan gevşeklik ederse, nefis yoldan çıkar ve sevk edeni onu istikamete sokamaz. Eğer sevk edeni gevşeklik ederse, bu sefer de kumandanını izlemez. Şu halde kumandan ve sevk edeni bir olursa, nefis isteyerek veya istemeyerek istikamet bulur."
🤩El ibanet'ul kubra s.486 c.1📌https://t.me/Es_sunnne
628
🟡جاء رجلٌ إلى محمدِ بنِ سيرين فسأله عن القدر،
فقرأ محمدٌ:
﴿إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ﴾ [النحل: 90].
🟡فقال الرجل: فأعاد عليه السؤال.
فجعل محمدٌ يضعُ أصبعيه في أذنيه وقال:
إمّا أن تخرجَ من عندي أو أخرجَ من عندك!
فخرج الرجل.
فقال محمد بن سيرين:
إنّي لا آمنُ قلبي، لا أدري ما يُقذَف فيه ثم أقدِرُ على إخراجه،
وإن أحبَّ إليَّ أن لا أسمعَ منه شيئًا.
İbn Avn dedi ki: Bir keresinde bir adam, Muhammed bin Sirin'e gelerek ona kader konusunda sordu. Muhammed şu âyeti okumaya başladı:
📚"Şüphesiz Allah size adaleti, iyiliği ve akrabaya vermeyi emreder; size çirkinliği, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor." (Nahl, 90).
Adam sorusunu tekrar etti. Muhammed bu sefer elini kulaklarına kapayıp
🔸"Ya sen yanımdan çıkarsın ya da ben senin yanından çıkarım" dedi. Bunun üzerine adam çıktı. Muhammed dedi ki:
▶️"Doğrusu kalbim benim elimde değildir. Kalbime bir şey gönderir de sonra oradan çıkarmaya gücüm yeter mi diye emin olamam. Bana en sevimlisi onun sözünü hiç dinlememektir. "
📚İbnî sa'd Tabakât ı kübra 7/197✅https://t.me/Es_sunnne
628
📝قَالَ عَبَّادُ بْنُ كُلَيْبٍ:
سَمِعْتُ ابْنَ السَّمَّاكِ يَقُولُ:
أما بعد فإني كنت حينذاك وأنا مسرور مسبور وأنا فيها مغرور ذنب ستره علي فقد طابت النفس به كأنه مغفور ونعمة أبلاها فأنا بها مسرور كأني فيها على تأدية الحقوق مشكور، فيا ليت شعري ما عواقب هذه الأمور
➡️Abbad b. Kuleyb der ki: Ibnu's-Semmak'ın şöyle dediğini işittim:
⚠️"O zamanlar mutluydum, sevinçliydim, mağrurdum. Zira günahlarım örtülünce rahatlamış ve bunun bağışlandığını düşünmüştüm. Elden giden nimetten dolayı da sevinçliydim, zira bu nimetlerin haklarını ödediğim için mükafatlandırılacağımı sanıyordum. Keşke bu işlerin sonuçlarının ne olacağını bilebilseydim."
📚Hilyetu'l-Evliya c.6 s.338↗️https://t.me/Es_sunnne
628
‼️Kelâm helâka götürür. Sünnete sarıl!
قال حنبل:
سمعتُ أبا عبدِ اللهِ يقول:
عليكم بالسُّنَّةِ والحديثِ وما ينفعكم اللهُ به،
وإيّاكم والخوضَ والجدالَ والمراءَ.
فإنَّ صاحبَ الكلام لا يُفلِح،
ولا يكونُ أحدٌ أحدثَ كلامًا إلا أحدثَ بدعةً.
لأنَّ الكلام لا يدعو إلى خير.
ولا أُحبُّ الكلامَ، ولا الخوضَ، ولا الجدال.
عليكم بالسُّنَنِ والآثارِ والفقهِ الذي ينفعكم،
ودَعوا الجِدالَ وكلامَ أهلِ الزيغِ والخصومات.
لقد أدركنا أقوامًا ما كانوا يعرفون الكلام، ولا يخوضون فيه، وكانوا يفرُّون منه.
وعاقبةُ الكلام لا تكون إلى خير.
نسألُ اللهَ أن يَعصِمَنا وإيّاكم من الفتن،
وأن يُنَجِّيَنا وإيّاكم من أسبابِ الهلاك كلِّها.
➖Hanbel ☝️ dedi ki: Ebû Abdullah'ı ( imam Ahmed ☝️ ) şöyle derken işittim:
➖"Size gerekli olan, sünnet, hadis ve Allah'ın kendisiyle size fayda verecekleridir. Lafa dalmaktan, cidalden ve tartışmaktan sakının! Doğrusu kelamı seven iflah olmaz.
Bir kelam üretenin sonu illaki bidat çıkarmak olacaktır. Çünkü kelam hayra çağırmaz. Ben ne kelamı ne lafa dalmayı ne de tartışmayı seviyorum.
➖Sünnetlere, eserlere ve size faydalı olan fıkha sarılın. Cidali de eğrilik ve tartışma ehlinin kelamını da bırakın!
➖Yetiştiğimiz insanlar kelamı bilmezler, kelamdan kaçınırlardı. Kelamın sonucu hayra varmaz. Allah bizi ve sizi fitnelerden korusun, bizi ve sizi tüm helak sebeplerinden selamete çıkarsın."
El ibanet'ul kubra c.1 s.299↗️https://t.me/Es_sunnne
628
📖عَنْ الْحَسَنِ الْبَصْرِيِّ رحمه الله، قَالَ:
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ:
«الْبَخِيلُ مَنْ ذُكِرْتُ عِنْدَهُ فَلَمْ يُصَلِّ عَلَيَّ».
Hasan el-Basri' ☝️den: Rasûlullah 🤍 şöyle buyurmuştur:
🫀"Yanında zikredildiğim halde bana salatu selam getirmemesi bir mü'mine cimrilik olarak yeter."
🔖(Allah ona çokça salatu selam eylesin.)
💌عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ أَبِيهِ رضي الله عنه، قَالَ:
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ:
«مَنْ صَلَّى عَلَيَّ صَلَّتْ عَلَيْهِ الْمَلَائِكَةُ مَا صَلَّى عَلَيَّ، فَلْيُقِلَّ عَبْدٌ مِنْ ذَلِكَ أَوْ لِيُكْثِرْ».
Abdullah b. Amir b. Rabia babasından rivayet eder: Rasûlullah 🤍 şöyle bu yurmuştur:
🤎"Her kim bana salavât getirirse, meleklerde ona bana getirdiği salavat kadar salât eder. Öyleyse kul, bunu ister çoğaltsın isterse azaltsın."
📝عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَبِيهِ رضي الله عنه، قَالَ:
جَاءَ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ يَوْمًا وَهُوَ يَرَى فِي وَجْهِهِ الْبِشْرَ، فَقَالَ:
«أَتَانِي جِبْرِيلُ فَقَالَ: أَمَا يُرْضِيكَ يَا مُحَمَّدُ أَنَّهُ لَا يُصَلِّي عَلَيْكَ أَحَدٌ مِنْ أُمَّتِكَ إِلَّا صَلَّيْتُ عَلَيْهِ عَشْرًا، وَلَا يُسَلِّمُ عَلَيْكَ أَحَدٌ مِنْهُمْ إِلَّا سَلَّمْتُ عَلَيْهِ عَشْرًا؟»
Abdullah b. Ebi Talha babasından rivavet eder. Bir gün Rasûlullah 🤍 :
🍂"Cebrail bana geldi söyle dedi:
🌱Ey Muhammed! Ümmetinden bir kimsenin sana salat getirmesi halinde benimde ona muhakkak on salát getirmem, yine onlardan birinin sana selam etmesi halinde benim de ona mutlaka on selam etmem seni hoşnut etmez mi?."
🕯️عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رضي الله عنه قَالَ:
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ:
«إِنَّ لِلَّهِ مَلَائِكَةً سَيَّاحِينَ فِي الْأَرْضِ، يُبَلِّغُونِي مِنْ أُمَّتِي السَّلَامَ»
Abdullah b. Mes'ûd'dan: Nebi 🤍 şöyle buyurmuştur:
✏️"Muhakkak ki Allah'u Teâla'nın yeryüzünde gezen melekleri vardır. Onlar ümmetimin selamlarını bana ulaştırırlar."
🩰قَالَ حَمَّادُ الْكُوفِيُّ رحمه الله:
«إِنَّ الْعَبْدَ إِذَا صَلَّى عَلَى النَّبِيِّ ﷺ عُرِضَتْ عَلَيْهِ صَلَاتُهُ بِاسْمِهِ»
Hammad el-Küfi şöyle demiştir:
🌟"Şüphesiz ki kul Nebi 'e salât edince bu Nebi'e onun ismiyle arz olunur."
✍️İbnî Mübarek Kitabuz zuhd⏪https://t.me/Es_sunnne
628
اليَومُ :
🌙 - السَّبتُ ١ شَوَّال ١٤٤٧ - 🌒
🗓 Bugün :
🌙 - Cumartesi 1️⃣ Şevval 1447- 🌔
İbn Mesʿûd’ ▫️ şöyle buyurmuştur:
"Mü’minin bayramı, Allah’ın itaatiyle geçtiği her gündür."
📚 Lâtâifü’l-Maʿârif, s. 285
Kardeşlerim, bilin ki asıl bayram; Allah’a itaatle geçirilen bir ömrün sonunda, tevhid ve sünnet üzere yaşayıp bu hal üzere can vererek Rabbimize kavuşmaktır.
Rabbimden niyaz ederim ki, bizleri sıddıklarla birlikte haşretsin, o yüce makamlarda bir araya getirsin.
Bayramınız mübarek olsun. Rabbim bizden de sizden de ibadetlerimizi kabul buyursun. Allahumma amin.
↗️https://t.me/Es_sunnne
628
⏪حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ بْنُ أَسْبَاطٍ، حَدَّثَنَا أَبُو هَارُونَ، قَالَ: سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ: مَا أُبَالِي أَنْ أَسْأَلَ صَاحِبَ بَدْعَةٍ عَنْ دِينِي أَمْ أَنْ أَزْنِيَ.
Ahmed bin Yusuf bin Esbat ☝️ dedi ki:
⏪"Bidat sahibi birine dinim hakkında soru soracağıma zina ederim, umurumda olmaz."
📚El ibanetul kubra c.1↗️Bu ifade, Selef’in dinî meselelerdeki hassasiyetini ve bid’at ehline karşı nasıl bir tutum içinde olmamız gerektiğini bize öğütlemektedir. 📌Bunun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu imamın yaptığı kıyasla daha iyi anlaşılıyor. ➡️Bid’at ehline gidip din öğrenmek, yanında bulunmak sadece bir bilgi almak ile sınırlı kalmayacaktır. Zaten bir çok kişi bu şekilde helak olmadı mı?. ➡️Zina büyük bir günah ama kişi bilerek ve isteyerek yapar bundan tövbe edebilir. ❗️Bid’at ise çoğu zaman doğru zannedilir; kişi tövbe etmez. ⚠️Bid’at ehline yaklaşan, kalbinde mutlaka fitneye maruz kalır, ve kalbinin kaymasından emin olamaz. ⏪Kardeşlerim Selef-i sâlihînin yolunu takip etmek, en selametli yoldur. hak üzere kalmanın garantisidir inşeAllah. ↗️https://t.me/Es_sunnne
现已上线!2025 年 Telegram 研究 — 年度关键洞察 
