Risale-i Nur ile tefekkür
الذهاب إلى القناة على Telegram
📕Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete (düşmanlık) vaktimiz yoktur İ'lâ-yı kelimetullah vazifemiz Bu vazifenin semeresi rıza-yı ilahîdir.
إظهار المزيد2 469
المشتركون
لا توجد بيانات24 ساعات
لا توجد بيانات7 أيام
-1830 أيام
أرشيف المشاركات
”Başına gelen sıkıntılar sonucunda teslimiyette acemi isen; kolları koptuğu halde sancağı bırakmayan, Resullah’ı asla yalnız koymayan, ‘rizâ-i ilahi yolunda biraz cefa çektik diye, Rahman’a naz mı edeceğiz?’ diyen Musab Bin Umeyr’i hatırla…”
Hayatu's sahabe
”Başına gelen sıkıntılar sonucunda teslimiyette acemi isen; kolları koptuğu halde sancağı bırakmayan, Resullah’ı asla yalnız koymayan, ‘rizâ-i ilahi yolunda biraz cefa çektik diye, Rahman’a naz mı edeceğiz?’ diyen Musab Bin Umeyr’i hatırla…
Hayatus_Sahabe
Resailin-nur🍂
(Albay) Hulusi Bey:
“Bugün yine radyoda kulağıma çalındı Oltu’nun bir yerinde yine deprem olmuş. Demek ki arz unsurunu hiddete getiren memleketimizde şeyler var hala. Var mı Hacı?”
-Evet, var.
Hulusi (Yahyagil) Bey:
“Anasırı hiddete getiriyor.
HA ORADA OLMUŞ, HA BURADA OLMUŞ,
HA ŞARK, HA GARP YOK.
Demek ki insanlar arasında tevhid dairesinden çıkıp, küfür, nifak, şirk dairesine girmek vaziyeti devam ediyor.
ONUN İÇİN NE YAPMAMIZ LAZIM?
Kendimiz için aynen burada olmuş gibi
Ya Rabbi memleketimizi en hücra köşesine kadar, en mamuresinden, en viranesine kadar
her türlü AFAT-İ ARZİYE VE SEMAVİYEDEN
HAFIZ İSMİ ŞERİFİN HÜRMETİNE MUHAFAZA BUYUR YA RABBİ.
Âmin.
GÜNAHIMIZ ÇOK, KUSURUMUZ ÇOK, BİZİ
‘ORDA OLMUŞ DEMEK Kİ BİR KUSURLARI VAR Kİ BÖYLE OLDU’
DEYİP DE BAŞINDAN ATANLARDAN EYLEMESİN. Âmin.
Bizde kusur var ki,
memleket bir vücud halindedir
bir azada böyle bir hal olursa,
elbet vücutta demek ki bir eksiklik var.
Bu vücudun sahibi,
bu mülkün sahibi, mülkünde kendi nizamına muhalif hareket edildiğini görürse tokatlar.
Arz unsurunu, hava unsurunu, rüzgâr unsurunu ne yapar?
Bunları bir kamçı gibi sırtımıza, yüzümüze şaklatır.
İLAHİ, AFFIN BÜYÜKTÜR, KUSURUMUZ ÇOKTUR, BİZİ AFFINLA MUAMELEYE LAYIK GÖR.
ÂMİN.
Yurdumuzu, memleketimizi,
sair bilad-ı İslamiyeyi
her türlü afat-ı arziye ve semaviyeden esirge,
bekle, iyiler hürmetine,
başta Habib-i Zişanın hürmetine,
Kur’an-ı azimüşşanın hürmetine,
HER TÜRLÜ BELALARDAN, MUSİBETLERDEN MUHAFAZA BUYUR,
YA HAFIZ,
YA ERHAMERRAHİMİN.”
📖Kur'an ve
📚Kur'an'ın tayin etmiş olduğu
📕🩺💊💉🩸manevî doktorlar,
kıyamete kadar gelecek mü'minlere
maddî ve manevî doktorluk
vazifesini görecekler.
Barla Lâhikası
📕
Samimi bir selâm bazen bir hayatın değişmesine vesile olabiliyor. Rabbim her halimizde ihlâslı olan kullarından olmamızı nasip eylesin
her müşkilât,
O'nun kudretiyle hallolur.
Ve açılmaz düğümler,
O'nun iradesiyle açılır.
💖Ve kalbler
O'nun zikriyle mutmain olur.
Risale-i Nur Külliyatından
📕
Vücud-u insan, tavırdan tavıra geçtikçe acib ve muntazam inkılablar geçiriyor. Nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan azm ve lahme, azm ve lahmden halk-ı cedide yani insan suretine inkılabı, gayet dakik düsturlara tabidir. O tavırların her birisinin öyle kavanin-i mahsusa ve öyle nizamat-ı muayyene ve öyle harekât-ı muttarideleri vardır ki cam gibi altında bir kasd, bir irade, bir ihtiyar, bir hikmetin cilvelerini gösterir.
İşte şu tarzda o vücudu yapan Sâni'-i Hakîm, her sene bir libas gibi o vücudu değiştirir. O vücudun değiştirilmesi ve bekası için inhilal eden eczaların yerini dolduracak, çalışacak yeni zerrelerin gelmesi için bir terkibe muhtaçtır. İşte o beden hüceyreleri, muntazam bir kanun-u İlahî ile yıkıldığından yine muntazam bir kanun-u Rabbanî ile tamir etmek için rızık namıyla bir madde-i latîfeyi ister ki o beden uzuvlarının ayrı
ayrı hâcetleri nisbetinde Rezzak-ı Hakiki, bir kanun-u mahsus ile taksim ve tevzi ediyor.
Şimdi o Rezzak-ı Hakîm'in gönderdiği o madde-i latîfenin etvarına bak, göreceksin ki o maddenin zerratı bir kafile gibi küre-i havada, toprakta, suda dağılmış iken birden hareket emrini almışlar gibi bir hareket-i kasdîyi işmam eden bir keyfiyet ile toplanıyorlar. Güya onlardan her bir zerre, bir vazife ile bir muayyen mekâna gitmek için memurdur gibi gayet muntazam toplanıyorlar.
Hem gidişatından görünüyor ki bir Fâil-i Muhtar'ın bir kanun-u mahsusu ile sevk edilip, cemadat âleminden mevalide, yani zîhayat âlemine girerler. Sonra nizamat-ı muayyene ve harekât-ı muttaride ile ve desatir-i mahsusa ile rızık olarak bir bedene girip; o beden içinde dört matbahta pişirildikten sonra ve dört inkılabat-ı acibeyi geçirdikten sonra ve dört süzgeçten süzüldükten sonra bedenin aktarına yayılarak bütün muhtaç olan azaların muhtelif, ayrı ayrı derece-i ihtiyaçlarına göre Rezzak-ı Hakiki'nin inayetiyle ve muntazam kanunları ile inkısam ederler.
Sözler📕❤️🔥
Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın ihbarat-ı kat'iyesidir.
Evet, o Kur'an'ın nefs-i ihbarı, haşr-i cismanînin keşşafıdır ve şu tılsım-ı muğlak-ı âlemin ve şu remz-i hikmet-i kâinatın miftahıdır. Hem o Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın tazammun ettiği ve mükerreren tefekküre emredip nazara vaz'eylediği berahin-i akliye-i kat'iye binlerdir.
Ezcümle: Bir kıyas-ı temsilîyi tazammun eden
وَ قَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا
ve
قُلْ يُحْيٖيهَا الَّذٖٓى اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍ
ve bir delil-i adalete işaret eden
وَ مَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبٖيدِ
gibi pek çok âyât ile haşr-i cismanîdeki saadet-i ebediyeyi gösterecek pek çok dürbünleri, nazar-ı beşerin dikkatine vaz'etmiştir.
Sözler📕❤️🔥
YEDİNCİ MEDAR
Şu kâinatta görünen ve bilinen bütün letaif, bütün mehasin, bütün kemalât, bütün incizabat, bütün iştiyakat, bütün terahhumat; birer manadır, birer mazmundur, birer kelime-i maneviyedir ki şu kâinatın Sâni'-i Zülcelal'inin lütuf ve merhametinin tecelliyatını, ihsan ve kereminin cilvelerini bizzarure, bilbedahe kalbe gösterir, aklın gözüne sokuyor.
Madem şu âlemde bir hakikat vardır. Bilbedahe hakiki rahmet vardır. Madem hakiki rahmet vardır, saadet-i ebediye olacaktır. Onuncu Söz'ün Dördüncü Hakikati, İkinci Hakikati ile beraber şu hakikati gündüz gibi aydınlatmıştır.
Sözler📕❤️🔥
Bak, rahmetin cilvelerinden ve latîf âsârından olan aşk ve şefkat ve akıl nimetlerine dikkat et. Eğer firak-ı ebedî ve hicran-ı lâyezalîye, hayat-ı insaniye incirar edeceğini farz etsen görürsün ki o latîf muhabbet, en büyük bir musibet olur. O leziz şefkat, en büyük bir illet olur. O nurani akıl, en büyük bir bela olur. Demek rahmet, (çünkü rahmettir) hicran-ı ebedîyi, muhabbet-i hakikiyeye karşı çıkaramaz.
Sözler📕
ALTINCI MEDAR
"Rahmanu'r-Rahîm" olan şu mevcudatın Sâni'-i Zülcemal'inin rahmeti, saadet-i ebediyeyi gösteriyor. Evet, nimeti nimet eden, nimeti nıkmetlikten halâs eden ve mevcudatı, firak-ı ebedîden hasıl olan vaveylâlardan kurtaran saadet-i ebediyeyi; o rahmetin şe'nindendir ki beşerden esirgemesin. Çünkü bütün nimetlerin re'si, reisi, gayesi, neticesi olan saadet-i ebediye verilmezse, dünya öldükten sonra âhiret suretinde dirilmezse bütün nimetler nıkmetlere tahavvül ederler. O tahavvül ise bilbedahe ve bizzarure ve umum kâinatın şehadetiyle muhakkak ve meşhud olan rahmet-i İlahiyenin vücudunu inkâr etmek lâzım gelir. Halbuki rahmet, güneşten daha parlak bir hakikat-i sabitedir.
Sözler📕
Hem mütefekkirâne o çeşit sohbet-i imaniye, zemin yüzünün bir manevî ziyneti ve medar-ı şerefi olduğuna işareten biri demiş:
آسْمَانْ رَشْكْ بُرَدْ بَهَرْ زَمِينْ كِه دَارَدْ
يَكْ دُوكَسْ يَكْ دُو نَفَسْ بَهْرِ خُدَا بَرْ نُشِينَنْدْ
Yani, semâvât zemine gıpta eder ki, zeminde hâlisen lillâh sohbet ve zikir ve tefekkür için, bir-iki adam, bir-iki nefes, yani bir-iki dakika beraber otururlar, kendi Sâni-i Zülcelâlinin çok güzel âsâr-ı rahmetini ve çok hikmetli ve süslü âsâr-ı san’atını birbirine göstererek Sânilerini sevip sevdirirler, düşünüp düşündürürler." (1)
Barla Lâhikasi 📕
Rusya'dan Tataristan dan barlaya gelen misafirlerimiz . Çam dağında Rusça ders okuyorlar maşallah
İnsanda hayrı veya şerri seçme hürriyeti (cüz’i iradesi) vardır. Kul tercih ediyor, Allah yaratıyor. Gözü ve görmeyi yaratan Allah’tır, göz de görmek de güzeldir. Dolayısıyla görmenin yaratılışında şer yoktur. Fakat insan haram olan şeylere bakarsa -ki, bu bir şerdir- mesuliyet ona aittir. İnsan harama da baksa helale de baksa, görmeyi yaratan Allah’tır, ama tercihi yapan kendisidir. Üstad bunu; "...halk-ı şer, şer değil; belki kesb-i şer, şerdir."(1) diye ifade ediyor.
1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a.
متاح الآن! بحث تيليغرام 2025 — أهم رؤى العام 
