Risale-i Nur ile tefekkür
الذهاب إلى القناة على Telegram
📕Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete (düşmanlık) vaktimiz yoktur İ'lâ-yı kelimetullah vazifemiz Bu vazifenin semeresi rıza-yı ilahîdir.
إظهار المزيد2 467
المشتركون
-224 ساعات
-147 أيام
-2330 أيام
أرشيف المشاركات
Ne mutlu Allah yolunda yürüyenlere,
Ne mutlu hâk ve hakikati duyurmaya çalışanlara,
Ne mutlu ahir zamanda Kur'an'a ve sünneti seniyyeye uygun yaşamaya çalışanlara..🤲🏻🌹
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
📓 ( 49/Hucurât 10. Ayet )
Üstad, her gece
Teheccüd namazına
kalkıyor, bazı günler uyuyamayan Molla Hamid
onu görüyor,
Üstad Hazretleri:
“Keçeli! Madem uyuyamıyorsun, kalk sen de gel, beraber dua edelim.” diyordu.
Molla Hamid, okuyacak
bir şey bilmediğini
ifade ediyor, o:
“Ben dua ederim,sen amin, dersin buyuruyordu.
Molla Hamid’in dua
esnasında uykusu gelirse:
“Ben de eskiden senin
gibi idim; sonra alışırsın.”
derdi, çok mütevazı idi.
Molla Hamid diyor:
Arkasında kıldığım
namazlardan çok zevk alırdım.
Namaza duruşu bir mehabet ve haşyet verirdi insana.
Namazdan sonra
tesbihat hakkında şu
dersi vermişti bize:
"Namazın sonunda tesbihat, namazın tohumu,
çekirdekleri hükmündedir.”
Hazin bir sada ile bizden
çok ağır tesbihat yapardı.
Çok namaz kılan hocaları görmüşümdür.
Fakat böyle hazin ve
huşu içinde kılana
rastlamadım.
Lailahe illallah diye
tesbihata başladığı zaman,
eğer yanında bir tarikat
ehli olsa cezbeye gelirdi.
Sesi top güllesi gibi tok çıkıyordu.
Üstad daima ibadet ve
münacatla meşgul olurken,
saatlerce diz üstü otururdu. Böyle oturmaktan, ayağının parmağı yara olmuştu.
Molla Resûl'e parmağını
göstererek bir merhem
sürmek istediğini söyledi.
Bu esnada Molla Resûl
ateş yakmakla meşguldü.
Üstad’ın o halini ve
parmağının yarasını gören
Molla Resul, içinin acısını
şöyle dile getirdi:
"Biz de Allah'tan korkuyoruz, ama Üstadım,
senin ödün patlıyor.
Bizim gibi rahat otursaydın ayağın yara olmayacaktı!"
Üstad Molla Resûl’ün bu sözüne karşılık:
"Molla Resûl!
*Kısa ömürde,
*kısa dünyada,
*ebedî hayatı kazanmaya
*gelmişiz.
*Hem burada rahat oturayım,
*hem Cennet dava edeyim,
*olmaz böyle şey!
*Onun için cesaret
*edemiyorum rahat oturmaya”
dedi.
✨✨✨📕🕋📕✨✨
Kâinatın ekser enva'ıyla alâkadar ve o alâkadarlık yüzünden perişan ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen *ruh-u beşer ve kalb-i insan وَحْدَهُ* kelimesinde bir melce', bir halaskâr bulur ki;
onu bütün o keşmekeşten,
o perişaniyetten kurtarır.
*Yani, وَحْدَهُ manen der: "ALLAH birdir.*
Başka şeylere müracaat edip yorulma,
onlara tezellül edip minnet çekme,
onlara temelluk edip boyun eğme,
onların arkasına düşüp zahmet çekme,
onlardan korkup titreme.
*Çünki Sultan-ı Kâinat birdir,*
herşey'in anahtarı onun yanında,
her şey'in dizgini onun elindedir;
herşey onun emriyle halledilir.
Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."
Risale-i Nur Külliyatından
📕
*Ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûba ile müthiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir.*
_Risale-i Nur Külliyâtından_📕
"Allahım, göklerde dönen hiçbir yıldız ve hareket eden hiçbir gezegen, hava boşluğunda hiçbir tesbih edici bulut ve şimşek ve gök gürültüsü, yeryüzünü dolduran hayvanlardan ve şaşırtıcı san'at eserlerinden hiçbir fert, denizlerde hiçbir damla, balıklarından ve şaşırtıcı san'at eserlerinden hiçbirisi, dağlarda hiçbir taş, hiçbir bitki ve depolanmış madenlerden hiçbirisi, ağaçlarda hiçbir yaprak ve hiçbir süslenmiş çiçek ve meyve, hayvanların cisimlerinde âletler ve düzenli cihazlardan hiçbirisi, kalblerde hiçbir hatıralar ve ilhamlar ve nurlanmış itikad ve inançlar yoktur ki, hepsi Senin varlığının vâcib ve bir olduğuna şahitler olmasın. Yerleri ve gökleri emrine boyun eğdiren kudretinin hakkı için, nefsimi bana boyun eğdir ve isteklerimi bana nasip eyle. Kur'ân'a ve imana ve Risale-i Nur'a hizmet için, kullarının kalblerini ve yüksek ve alçak bütün ruhlu varlıklarının kalblerini bana ve iman ve Kur'ân hizmetkârlarına boyun eğdir, ey herşeyi işiten Semî', ey herşeye herşeyden daha yakın olan Karîb, ey bütün dualara cevap veren Mücîbe'd-Daavât! Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. TEVHİDÎ BİR MÜNÂCAT VE MUKADDİMESİ
(Şualar 39.sh - Risale-i Nur)📕
Ey nefisperest nefsim, ey dünyaperest arkadaşım! Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur. Hem şu kâinatın rabıtasıdır. Hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır. İnsan, kâinatın en câmi' bir meyvesi olduğu için, kâinatı istila edecek bir muhabbet o meyvenin çekirdeği olan kalbine dercedilmiştir.
(Risale-i Nur - Sözler)📕
Hattâ bir gün kedilere baktım. Yalnız yemeklerini yediler, oynadılar, yattılar. Hatırıma geldi: "Nasıl bu vazifesiz canavarcıklara mübarek denilir?" Sonra gece yatmak için uzandım. Baktım, o kedilerden birisi geldi, yastığıma dayandı, ağzını kulağıma getirdi. Sarîh bir surette "Yâ Rahîm, Yâ Rahîm, Yâ Rahîm, Yâ Rahîm" diyerek güya hatırıma gelen itirazı ve tahkiri, taifesi namına reddedip yüzüme çarptı.
Sözler - 334.sayfa / Bedîüzzaman Said Nursi 📕
Eğer dünya ebedî olsaydı,
insan içinde ebedî kalsaydı
ve firak ebedî olsaydı,
elîmâne teessürat ve me'yusâne teellümatın bir mânası olurdu.
Fakat mâdem dünya bir misafirhanedir;......
Hem mâdem müfârakat dahi ebedî değil;
‼️ileride hem Berzahta hem Cennette görüşülecektir. ‼️
اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ
demeli...
O verdi, O aldı;
"Elhamdülillâhi alâ külli hâl!"
deyip
sabır ile şükretmeli.
Mektubat📕
"Nev'-i insanî bir nefistir, dirilmek üzere ölecek.
Ve Küre-i Arz dahi bir nefistir, bâki bir surete girmek için o da ölecek.
Dünya dahi bir nefistir, âhiret suretine girmek için o da ölecek!"
Lemalar📕
متاح الآن! بحث تيليغرام 2025 — أهم رؤى العام 
