ar
Feedback
Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

الذهاب إلى القناة على Telegram

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mayor of Istanbul @istanbulbld

إظهار المزيد
9 512
المشتركون
-324 ساعات
-247 أيام
-17030 أيام
أرشيف المشاركات
6 Mayıs 2019’da İstanbul seçimlerini iptal ederek milletin iradesini yok sayanlar, aynı hukuksuzluğu 35 yıllık diplomamı iptal ederek sürdürme gayretindedir. İstanbul’da iradesine sahip çıkıp iktidara sandıkta dersini veren bu aziz millet, bugün de diploma kumpasını kuranlara tarih ve hukuk önünde hesap soracaktır. Avukatlarım, bu hukuksuzluğa karşı milletin hafızasında önemli bir yeri olan 6 Mayıs’ın anlamını bilerek, bu günün yıldönümünde İstanbul İdare Mahkemesi’nde davamızı açtılar. Tüm vatandaşlarımızı hak, hukuk ve adalet mücadelemize destek olmaya çağırıyorum. Bu mücadele hukukun ve demokrasinin mücadelesidir. Asla şüphe duymayın, mutlaka milletçe kazanacağız.

Sevgili İstanbullular, Beyazıt’ta üniversitemin tarihi kapısı önündeki görkemli buluşmanızda, tüm kalbimle yanınızda olacağım. Haksız ve hukuksuz tutuklamalarla mahpus edilen gençler için, mağdur edilen aileler için, üniversitemizin onurunu kurtarmak için, adalet için, ülkemizin geleceği için hepinizi Beyazıt Meydanı’ndaki bu tarihi buluşmaya davet ediyorum. Mazbatamızı iptal eden akıl ile diplomamızı iptal eden aynı akıl. Koltuk hırsı ve kendi çıkarı için her şeyi göze alan bu akla karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Hak yemedim, hakkımı da yedirmem. Milletimizin ve gençlerimizin hakkını da yedirmeyeceğiz. Hukuku, bilimi, ahlakı, vicdanı ayaklar altına alan bir avuç kişiye karşı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılacağı buluşmanızı izleyeceğim, sesinizi duyacağım, yanınızda olacağım. 7 Mayıs Çarşamba 20.30 Beyazıt Meydanı

“Ama montaj, ama şu, ama bu…” Hatırlıyorsunuz değil mi bu sözleri? Çok değil birkaç yıl önce milletin gözüne baka baka yine yalan söylemişlerdi. Sabah bir yalan uyduruyor, akşam kendi yalanlarına inanıyorlar. Allah akıl fikir versin, gerçekten kötü durumdalar. Her gün ülkemizin iyiliği, milletimizin birliği ve dirliği için dua ediyorum; yalanlar uyduranlar, aklı sadece kötülüğe, kumpasa, fitneye, iftiraya çalışanlar için de iyilikler diliyorum. Bu milleti tanımıyorlar, gerçekten bilmiyorlar. Bu milletin bu kurmaca düzene, yalana, dolana kanacağını düşünüyorlar. Milletin aklını hafife alıyorlar, bu kurguyu anlayamadığını sanıyorlar. “İmamoğlu onunla görüştü, bununla gizli toplantı yaptı vs” diyerek akıllarınca görüştüğüm herkesi hedef alacak, linç edecekler. Görüntüleri montajlayacaksınız, daha önce defalarca yaptığınız gibi başını sonunu keseceksiniz, yandaş kanallarda ve TRT’de defalarca yayınlayıp benim masum vatandaşımı kandırmaya çalışacaksınız. Hadi ordan! Ben bugüne kadar kiminle görüştüysem İstanbul’un menfaati için görüştüm. Attığım her adımı takip ettiğinizi biliyorum, aldığım nefesi biliyorsunuz. Hakkımda hiçbir şey bulamadınız, bunu da biliyorum. Binlerce müfettiş, savcı, soruşturma, inceleme, dinleme, kayıt, takip vs hepsi boş çıktı. Montajcılık sizin en iyi bildiğiniz iş, uzmanlık alanınız, bu filmi bu millet izledi. Sizin gibi sır dolu yaşantım olmadı hiç. Bundan da çok rahatsız oldunuz. Abdestinden şüphesi olmayanın, namazından şüphesi olmaz.

Konyalı teyzelerimin, ablalarımın ellerinden öpüyor, selam ve saygılarımı sunuyorum. Bir dönüp Anadolu kadınının merhametine, aklına, bilgeliğine bak, bir de dönüp içine düştüğün karanlık çukura. Bu merhamete, bu akla, bu bilgeliğe yenileceksin. Sen zalimlerle yürü, biz Anadolu’nun bağrındayız.

19 Mart Darbesi nasıl yapıldı? Hukuksuz diploma iptali, millet iradesine yapılan darbe girişimi, milletin direnişi, darbenin püskürtülmesi ve hukuk skandalları... YouTube kanalımdan izleyebilirsiniz; https://www.youtube.com/watch?v=_Rg_BDzzHbc

Sen ruhunu kibire teslim et, biz milletin kalbinde olacağız. Sen insanlara “telef oldunuz” diyecek kadar kontrolünü kaybet, b
Sen ruhunu kibire teslim et, biz milletin kalbinde olacağız. Sen insanlara “telef oldunuz” diyecek kadar kontrolünü kaybet, biz Anadolu irfanından, bu toprakların vicdanından, ahlakından beslenmeye devam edeceğiz. Biz Hz.Mevlana'nın diyarı Konya’dan, bu kibre ve zorbalığa karşı sevgi diliyle haykıracağız. Hoşgörü, bereket, barış, ahlak ve adalet diyeceğiz. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılacağı buluşmanızda ben de yanıbaşınızda, Konyalı hemşehrilerimin ve çevre illerden gelen kardeşlerimin yanında olacağım.

Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın! Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin. Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun. Aziz Milletim! Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir. Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir. Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun: Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı? Aziz Milletim; Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir, Telef olan demokrasi ve hukuktur, Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memurun, çiftçinin, gencin hayatıdır, Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır, Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır. Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı? Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz. Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.

Gözaltına alınan, tutuklanan, hapse atılan, ailesi hırpalanan, onurlu, vatansever çalışma arkadaşlarım; sizlerle birlikte tüm ülkeye hizmet edeceğimiz günler yakındır. İnanın, birlikte tarih yazacağız! Bu kötülüğün kaynağı olan bir avuç muhterise sesleniyorum; milletimize ve devletimize ihanet anlamına gelen bu uygulamalarınıza karşı güçlüyüz ve dimdik ayaktayız. Sizi çatlatacak kadar inançlı, kararlı ve cesuruz. Bu duygu, bu inanç, bu kararlılık sizi silip süpürecek. Kötü aklınız, beceriksiz yönetiminiz, yalanlarınız yakında son bulacak. Bu ülke size demokrasiyi tekrar hatırlatacak. Milletçe; ülkemize bolluk, bereket, refah, adalet getireceğimiz günler başlayacak. Millet Büyüktür!

Helikopterin camından İstanbul’a kendi mülkü gibi bakan değil; milletin sinesinden ve gözünden bakan taraftayız. İstanbul’un
Helikopterin camından İstanbul’a kendi mülkü gibi bakan değil; milletin sinesinden ve gözünden bakan taraftayız. İstanbul’un annelerinin, bebeklerinin, çocuklarının, gençlerinin, emeklilerinin, çiftçilerinin ihtiyaçlarını düşünen, çözüm üreten, İstanbul’un muhafızı olmayı ilke edinen akılla hareket ediyoruz. İstanbullu hemşehrilerimi yarın saat 20.30’da Başakşehir’de İstanbul’un muhafızı olmaya, İstanbul’un talanına, Kanal İstanbul adlı ihanet projesine karşı çıkmaya, bir ve birlik olmaya davet ediyorum. İstanbul Senin! İstanbul’un Muhafızlarıyız!

Yüce Türk yargısının bir avuç muhteris tarafından içine düşürüldüğü tarihinin en kötü günlerinden çıkmasını sağlayacak ilk hamle; on binlerce namuslu, onurlu, haysiyetli hakim, savcı ve yüksek yargı mensubunun alacağı adil kararlardır. Ekonomimizi, hayatımızı, umutlarımızı, geleceğimizi derinden sarsan bu hukuksuz sürecin son bulmasının yegane yolu budur. Bir siyasi hırs uğruna açlıkla ve yoksullukla imtihan edilen halkımızın feraha erebilmesinin çaresi budur. Yüce Türk milleti yargı mensuplarımız tarafından bugün gösterilecek onurlu tutum ve tavrı büyük bir minnetle vicdanında, hafızasında sonsuza dek muhafaza edecektir. “Devletin dini adalettir.” Bizi bir arada tutan, hayata güvenle bakmamızı sağlayan şey adalettir. Aziz Milletim; Ülkemizin bereketini, huzurunu ve güven duygusunu yerle bir eden bu kara günlerden bizi çekip çıkaracak olan, başta gençlerimiz olmak üzere bir bütün halinde 86 milyon vatandaşımızın azim ve kararlılığıdır. Asla kararlılığınızdan vazgeçmeyiniz, umudunuzu daima diri tutunuz. Yüce Allah milletimizi ve devletimizi korusun…

Demokrasiden ve millî iradeden nasibini almamış zat-ı muhtereme hatırlatalım; İstanbullu kimi tercih etti? 📌 31 Mart 2019 …… 13 bin oy 📌 23 Haziran 2019 …… 800 bin oy 📌 31 Mart 2024 …… 1 milyon oy farkı ile Ekrem İmamoğlu ve ekibini tercih etti. İstanbullu üç seçimde talana ve ranta dur diyerek, Kanal İstanbul ucubeni katmerli şekilde reddetti. Peki her üç seçimi de kazanan Ekrem İmamoğlu ve ekibi neler yaptı? 📌65,1 km toplam hat uzunluğuna sahip 6 metro 📌4 Kent Ormanı, 15 Yaşam Vadisi ve parklarla toplam 13 milyon 870 bin metrekare yeşil alan 📌111 Yuvamız İstanbul kreşi 📌14 öğrenci yurdu 📌388.018 öğrenciye 2.946.349.600 TL üniversiteli bursu 📌297 bin çocuğa toplamda 37 milyon litre Halk Süt 📌18 Kent Lokantası 📌753 bin anneye Anne Kart 📌245 bin kişiye özel sektörde istihdam sağlayan Bölgesel İstihdam Ofisleri 📌Yeni kültür merkezleri, müzeler, kütüphaneler 📌974 ecdat yadigârı eserin restorasyonu 📌Sel baskınlarına son veren 65 milyar TL’lik İSKİ altyapı yatırımı 📌39 yeni meydan, düzenlenen caddeler, işgallere son verilen sahil hatları 📌Yenidoğan, evlilik, “sen oku diye” desteği 📌Çiftçilere sağlanan 54 milyonu aşkın ücretsiz fide ve üretim destekleri 📌Kangren olmuş mahallelerde imar ve tapu çözümleri 📌Her birimde artan kadın istihdamı 📌Avrupa'nın en büyük enerji ve dönüşüm tesisleri 📌Yeni spor tesisleri ve organizasyonları 📌Yeni halk ekmek fabrikası ve büfeler 📌Emeklilere pazar desteği 📌900 bin ilkokul ve ortaokul öğrencisine sağlanan beslenme desteği 📌Adil, özenli sosyal destekler 📌Askıda Fatura ile ödenen yüz binlerce fatura 📌On binlerce aileyi güvenli yuvalara kavuşturan kentsel dönüşümler 📌Yaşam Merkezleri 📌Deniz Taksiler, Deniz Dolmuşlar, canlanan Haliç Tersanesi 📌İstanbul Vakfı 📌Yeni metrobüsler, yeni otobüsler 📌Ulaşım çözümleri için 9 milyar TL yatırımları… Daha birçok güzel şeyi yaptı. Milletimiz kimi, neyi tercih edeceğini iyi bilir. Millet Büyüktür!

Millete ait olanı millete harcamadınız. Hakka, hukuka, adalete saygınız yok. Anayasaya saygınız yok. Demokrasiye ve demokratik kurumlara saygınız yok. Milli iradeye saygınız yok. Yatırımcı arkasına bakmadan kaçıyor, milletimiz alın teriyle kazandığı varlığından şüphe ediyor. Ekonomide çarklar durdu. Faiz, enflasyon, döviz hepsi aynı anda yükseliyor. Maça, tiyatroya, sinemaya gidebilen yok. Eşiyle, çocuğuyla bir akşam dışarıda yemek yiyebilen yok. Resmen ülkede hayatı durdurdunuz. Neden yaşıyoruz bunları? Sizin şafak operasyoncu aklınız, iftiracı zihniyetiniz, rezilliğiniz, acziyetiniz yüzünden. Sabahın köründe insanları baskınlarla gözaltına alıyorsunuz, evin babasını tutukladığınız yetmiyor anneyi nezarete atıyorsunuz, aklınızca çocuklardan intikam alıyorsunuz. Devlet terbiyesi almış bürokratlarımızı ciddi sağlık sorunları olmasına ve davet etseniz hemen gelecek saygıyı bilmesine rağmen şafak vakti gözaltına alıp eziyet çektiriyorsunuz. Allah aşkına siz bu kötülüğü nerden öğrendiniz. Nedir milletten istediğiniz? Bütün yol arkadaşlarımın, aileleri, çocukları önce Allah’a sonra İstanbullulara emanettir. Hepsine sımsıkı sarılacak, bakacak, koruyacak, kollayacak milyonlar var. Biliyorum. Aziz Milletim Bu pespaye dönem eninde sonunda bitecek, adaletli bir düzen gelecek. Güçlü demokratik parlamenter sistemde, güçler ayrılığı ilkesine sadık, liyakatli, şeffaf, hesap verebilir kamu düzenini biz getireceğiz. Milletimiz büyüktür.

Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın? Aziz Milletim; Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler. 16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek. Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun. Kıymetli Vatandaşlarım; Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar. Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!” Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak. Aziz Milletim; Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum. Milletimiz büyüktür.

Aziz milletim; Ya adalet, ya sefalet… Artık önümüzde başka seçenek yok. Türk yargı tarihinin en büyük rezaletini yaşatanlar haklarında suç duyurusunda bulundum ve bulunmaya devam edeceğim. Bir avuç muhterisin ülkemize ödettiği bedelin, yedikleri kul hakkının tarifi yok. Bu bedeli; emekli, işçi, dar gelirli, işsiz, öğrencilerimiz, çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ödüyoruz. Milletimize tam bir sefalet yaşatan bu bir avuç muhterise soruyorum; Usulsüz yargılama ve operasyonlar, tutuklamalar, ben dâhil birçok insanının pislik içindeki nezarette günlerce bekletildiği gözaltı süreçleri, kayyumlar vs ile siz neye hizmet ediyorsunuz? Yalancı şahitler ve tanıklar üretmeyi, itirafçı ve iftiracı oluşturmayı, masumları tutuklamayı ya da tutuklamakla korkutmayı, "hapisten çıkamazsınız" diyerek tehdit etmeyi yüce Türk yargısına nasıl yakıştırıyorsunuz? Şimdi de avukatları gözaltına almanın, korkutmanın ve insanların görevlerini yapmalarını engelleme çabasındasınız. Yeter artık! Kimsiniz siz, kime ve neye hizmet ediyorsunuz? Kimden öğrendiniz bu usulleri? İnsanların namusuna ve haysiyetine saldırmaktan hicap duymuyor musunuz? Milletime sesleniyorum: Bu bir avuç muhteris, hem millete hem de devlete büyük zarar veriyorlar. Şikayetçi olun, susmayın ve sesinizi yükseltin.

Bu memleket çocukların... 23 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷

Selam olsun seymenlere, selam olsun başkentimize, selam olsun Cumhuriyet’in kurulduğu şehre, kurucu meclisimizin topraklarına
Selam olsun seymenlere, selam olsun başkentimize, selam olsun Cumhuriyet’in kurulduğu şehre, kurucu meclisimizin topraklarına. Yeniden kuruluş için adalete ve demokrasiye güç verecek Ankara. Ankaralılar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte saat 17.00'de 1. Meclis'ten Anıtkabir'e yürüyecek. Milli egemenlik için yapılacak bu yürüyüşü cezaevinden izleyeceğim, yine yanı başınızda olacağım, sizlerle yürüyeceğim. Millet Büyüktür.

Basından öğrendiğim kadarıyla, Silivri’ye hapsedilmemiz üzerine, Alman Hükümeti hava kuvvetlerimizin büyük ihtiyacı olan ve uzun zamandır beklediğimiz Eurofighter savaş uçağının Türkiye’ye satışını veto etmiş. Almanya’da görevi devralmaya hazırlanan yeni hükümete seslenmek istiyorum: Türkiye Erdoğan’dan ibaret değildir, Türkiye Erdoğan’dan büyüktür. Hükümetler gelip geçicidir. Türkiye’nin ulusal çıkarları Erdoğan’dan da İmamoğlu’ndan da daha değerlidir. Bu kararınızı geri almanızı istirham ediyorum. Erdoğan iktidarının sonu göründü. Türkiye’nin yeni iktidarı, Avrupa Birliğiyle ve Almanya dahil bütün müttefiklerimizle, karşılıklı menfaatlerimiz, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı demokrasi ilkeleri çerçevesinde çalışacaktır. Bizim iktidarımızda Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağına dair en ufak bir şüphemiz yoktur.

Aziz milletim, çok değerli vatandaşlarım; Bugün sizlere Silivri’deki hücremden önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. -Adalet
Aziz milletim, çok değerli vatandaşlarım; Bugün sizlere Silivri’deki hücremden önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. -Adalet, huzur, barış, eşitlik için, -Üreten, kazanan ve adil paylaşan bir ekonomi için, -Temiz bir çevre, bereketli topraklar için, -Demokrasimiz ve Cumhuriyetimiz için, -Fikri hür, vicdanı hür nesiller için, -En önemlisi çocuklarımız ve gençlerimiz yani istikbalimiz için, Gelin hep birlikte 23 Nisan’dan 19 Mayıs’a; evlerimizde, iş yerlerimizde, köylerimizde, kentlerimizde, arabalarımızda, cep telefonlarınızda yani her yerde… Ay yıldızlı şanlı Türk Bayrağımızı dalgalandıralım. 🇹🇷

Kendisini iktidar zanneden bir avuç muhteris; milletimizin nefesini kestiğini, sesini kıstığını, onları köşeye sıkıştırdığını düşünüyor. 86 milyon insana ait 50 milyar doları cayır cayır yakan, milleti pahalılığa ezdiren, açlıkla ve yoklukla imtihan eden, mutsuzluğa ve umutsuzluğa hapseden, paramızı pula döndüren bir avuç muhteris. Geleceğimize kasteden, milleti ayrıştırıp, kutuplaştıran, Anadolu irfanından ve erdeminden zerre nasiplenmemiş bir avuç muhteris. Korkuyu, tehditi, zindanları göstererek kendi çıkarı için yalancı şahit, iftiracı, gizli tanık üretmeyi bağımsız yargı diye yutturmaya çalışan zalim ve baskıcı bir avuç muhteris. AZİZ MİLLETİM, MİLLET EGEMENLİĞİNİN KUTLU HAFTASINA GİRİYORUZ. HİÇBİR GÜÇ MİLLETİMİZİN ÖZGÜR DÜŞÜNCESİNE ZİNCİR VURAMAZ. SEVGİ DOLU, HOŞGÖRÜLÜ, DUYARLI, CESUR GENÇLER BİZİMLE. HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK DİYEN ÇOCUKLARIMIZ BİZİMLE. Ellerinden hürmetle öptüğüm, inşallah özgür olduğumda ilk fırsatta ziyaret edeceğim “TURPUNAN, ŞALGAMINAN DEVLET İDARE EDİLMEZ, ADALET İLE İDARE EDİLİR” diyen YOZGATLI ÇİFTÇİLERİMİZ BİZİMLE. MERTLİKLE, CESARETLE, ADALETLE yürüyeceğiz bu yolu. MİLLET İRADESİDİR HEPİMİZİN GÜVENCESİ. Hiç merak etmeyin, MİLLET NE DERSE O OLACAK. MİLLETİMİZ KAZANACAK, MİLLETİMİZ BÜYÜKTÜR.

Dün sabah güne başlarken televizyonu açınca, yıllardır boykot edip izlemediğim başta TRT olmak üzere bir kısım TV kanallarına denk geldim. Kanallar arası geçiş yaparken tesadüfen TRT-Türk kanalında bir iftiracının ifadesinin kelime kelime okunduğunu görünce durdum ve takip ettim. Dakikalarca bu ifade tane tane okundu, sanırsınız TRT değil, başsavcılık haber ajansı! Ardından başına CHP etiketini yapıştırarak, İBB ile ABB aleyhine içi iftira ve yanıltma dolu iki haber sundular. Sabah on dakika civarında bu gayriahlaki tutumu izlerken, 86 milyon insanın vergileri ile ayakta duran devletimizin kanalının bir avuç insanın iktidar hırsının esiri olduklarını hatırladım. Yayınların nasıl bir sefil ve rezil bir düzeyde yapıldığını düşünüp bu kadim kurumunun haline bir kez daha üzüldüm. Milletimizin bilhassa TRT’yi ayrıca cezalandırmasını ve izlemeyerek boykot etmesini diliyorum. TBMM çatısı altında bulunan muhalif tüm milletvekillerimizin, her ortam ve konuşmalarında TRT’yi kınamalarını ve bu yanlı tutumu deşifre etmelerini öneriyorum. Emeklinin, işçinin, memurun, çiftçinin, işsizin vergilerinden aktarılan milyarlaca dolar kaynağı, bir avuç insanın hırsına, ihtirasına, koltuk sevdasına harcayanlar açıkça kul hakkı yiyorlar. Anadolu Ajansı da 2019’dan itibaren aynı kirliliğin bir parçasıdır. TRT ve Anadolu Ajansı’nın emekçi kadrolarına kalpten sevgilerimi iletirken, siyasetin atadığı tüm yönetici kadroları kınıyorum. Bütün bunlara rağmen diyorum ki: HODRİ MEYDAN. İlk kez hayırlı bir iş yapın. Bir avuç insanın milletimize bedel ödettikleri bu siyasi operasyonu çok hızlı bir şekilde TRT’de canlı yayında yargılayın! Milletimizin huzurunda millete hesap verelim!