ES-SUNNE
الذهاب إلى القناة على Telegram
إظهار المزيد
لم يتم تحديد البلدالفئة غير محددة
629
المشتركون
+924 ساعات
+67 أيام
+1030 أيام
أرشيف المشاركات
629
فِي إِثْبَاتِ صِفَةِ الأَصَابِعِ وَالرَّدِّ عَلَى الْجَهْمِيَّةِ
🔖Allah azze ve celle'nin Parmak Sıfatı İnkar Eden Cehmiyye 🔖
📄 قال الإمامُ الدَّارِمِيُّ رحمه الله:
فَيُقَالُ لَكَ أَيُّهَا المُعْجَبُ بِجَهَالَتِهِ: فِي أَيِّ لُغَاتِ العَرَبِ وَجَدْتَ أَنَّ أُصْبُعَيْهِ: قُدْرَتَيْهِ؟ فَأَنْبِئْنَا بِهَا، فَإِنَّا قَدْ وَجَدْنَاهَا خَارِجَة من جَمِيع لُغَاتِهم.
إِنَّمَا هِيَ قُدْرَةٌ وَاحِدَةٌ قَدْ كَفَتِ الأَشْيَاءَ كُلَّهَا وَمَلَأَتْهَا وَاسْتَنْطَقَتْهَا، فَكَيْفَ صَارَتْ لِلْقُلُوبِ مِنْ بَيْنِ الأَشْيَاءِ قُدْرَتَانِ؟ وَكَمْ تَعُدُّهَا قُدْرَةً؟ فَإِنَّ النَّبِيَّ - ﷺ - قَالَ: «بَيْنَ أُصْبُعَيْنِ»، [٢٠/ظ] وَفِي دَعْوَاكَ: هِيَ أَكْثَرُ مِنْ قُدْرَتَيْنِ وَثَلَاثٍ وَأَرْبَعٍ. حَكَمْتَ فِيهَا لِلْقُلُوبِ قدرتين وَسَائِرُهَا لِمَا سِوَاهَا، فَفِي دَعْوَاكَ هَذَا أَقْبَحُ مُحَالٍ، وَأَبْيَنُ ضَلَالٍ
🖊️وَأَمَّا تَشْنِيعُكَ عَلَى هَؤُلَاءِ المُقِرِّينَ بِصِفَاتِ الله - عز وجل - المُؤْمِنِينَ بِمَا قَالَ اللهُ، أَنَّهُمْ يَتَوَهَّمُونَ فِيهَا جَوَارِحَ وَأَعْضَاءً، فَقَدِ ادَّعَيْتَ عَلَيْهِمْ فِي ذَلِكَ زُورًا [٢١/و] بَاطِلًا، وَأَنتَ مِنْ أَعْلَمِ النَّاس بِمَ يُرِيدُونَ بِهَا، إِنَّمَا يُثْبِتُونَ مِنْهَا مَا أَنْتَ لَهُ مُعَطِّلٌ وَبِهِ مُكَذِّبٌ، وَلَا يَتَوَهَّمُونَ فِيهَا إِلَّا مَا عَنَى اللهُ تَعَالَى وَرَسُولُهُ - ﷺ -، وَلَا يدعونَ جَوَارِح، وَلَا أَعْضَاء كَمَا تَقَوَّلْتَ عَلَيْهِمْ، غَيْرَ أَنَّكَ لَا تَأْلُو فِي التَّشْنِيعِ عَلَيْهِم بِالكَذِبِ، لَيَكُون أَرْوَجَ لِضَلَالَتِكَ عِنْدَ الجُهَّالِ.
🌟"İmâm Dârimi en-Nakd S.146." şunları söylemiştir:
⏩Sana şöyle denir cehaletiyle kendini beğenmiş kimse
➖Sen Arapların hangi lehçesinde "iki parmağının iki kudreti" manasına geldiğini buluyorsun? Bunu söyle bakalım bize!
➖Zira biz bunun Arapların lehçelerinin tamamının dışında olduğunu görüyoruz. Kudret: Her şeye yeten, dolduran ve konuşturan tek bir kudrettir. Şu hâlde nasıl diğer şeylerden ayrı olarak kalpler iki kudret arasında olmaktadır? Sana göre kudret kaç tanedir?
✅Zira "Nebi" "iki parmağı arasında buyurmuştur. Senin iddiana göre kudretin sayısı ikiden de üçten de dörtten de fazladır. Bu kudretlerden ikisinin kalpler için olduğuna, kalanının ise diğer şeyler için olduğuna hükmettin.
Senin bu iddianda en çirkin imkânsızlık ve en açık dalâlet söz konusudur...
〰️Allah'ın sıfatlarını ikrar eden ve Allah'ın buyurduklarına inanan bu kimseleri, parmakları organlar ve uzuvlar olarak düşündüklerini söyleyerek yermene gelince:
onlar hakkında batıl bir iftirayı iddia etmiş bulunuyorsun. Sen onların bununla ne kastettikleri insanlar arasında en iyi bilenlerdensin.
✔️Onlar parmaklarla ancak senin ta'til ettiğin ve yalanladığın şeyi isbât etmektedirler. Parmaklar hakkında ancak Allah'ın ve Resûlü'nün kastettiğini düşünmekte, haklarında iddiada bulunduğun gibi organlar' ya da "uzuvlar" diye bir şey dememektedirler. Fakat sen onları yalan söyleyerek yermekten geri durmuyorsun ki dalâletin câhiller nezdinde daha da revaç bulsun!"
الإمام الدارمي – النَّقض على المريسي
İmâm Dârimî Cehmiyye’ye Reddiye en-Nakd
629
🖊 Muhammed b. Amr dedi ki: Ömer b. Abdülaziz'in minberin üzerinde şöyle dediğini işittim: "Allah, bir kula nimet verir, sonra o verdiği nimeti ondan alır ve onun yerine karşılık olarak sabır verirse, karşılık olarak verdiği şey ondan aldığı şeyden daha hayırlıdır" Sonra şu âyeti okudu:
🔖"Şüphe yok ki, sabredenlerin mükafatları hesapsız olarak ödenecektir" (Zümer Sur. 10)
İmâm İbn'i ebi'd Dünya
629
İbni Hacer el-Askalânî, Zeynep bt. Cahş hadisinin Buhârî rivayetini şerh ederken şöyle demiştir:
🔴"'Gökte' ifadesinin zahir anlamı kast edilmemiştir. Çünkü Allah bir mekana yerleşmekten münezzehtir"
👍[ Fethu'l Bârî, 13/412 ]
İbni Hacer el-Askalânî İbn Battal'dan nakille, insanların istivanın anlamı hususunda farklı görüşleri gittiğini ifade eder ve bu görüşleri açıklarken şöyle der:
💎"Cismiyye istivanın manasının istikrar yani üzerine yerleşmek olduğunu söyler... Mücessimenin görüşü de bâtıldır. Çünkü yerleşme cisimlerin sıfatlarındandır, hulûlu ve nihayet bulmayı gerektirir. Bu da Allahu Teala hakkında muhaldir, imkânsızdır, yaratılmışlara yaraşır."
💎 Fethu'l Bârî, 13/406
629
🔔En Nevevi (631-676 h/ 1233-1277) "El Ezkar" isimli eserinde, Şerefli Kabrin ziyareti zamanı yapılacak zikirleri kaydederken der ki:
ثم يرجِعُ إلى موقِفه الأوّل قُبالة وجهِ رسول اللّه صلى اللّه عليه وسلم فيتوسّلُ به في حقّ نفسه، ويتشفّعُ به إلى ربه سبحانه وتعالى، ويدعو لنفسه ولوالديه وأصحابه وأحبابه ومَن أحسنَ إليه وسائر المسلمين…
وعن العُتْبيّ قال: كنتُ جالساً عند قبر النبيّ صلى اللّه عليه وسلم فجاء أعرابيٌّ فقال: السلام عليك يا رسول اللّه! سمِعتُ اللّه تعالى يقول: {وَلَوْ أنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أنْفُسَهُمْ جَاؤُوكَ فاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ واسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّاباً رَحِيماً} [النساء:64]
وقد جِئتُك مستغفراً من ذنبي، مستشفعاً بك إلى ربي، ثم أنشأ يقول:
يا خيرَ مَنْ دُفنتْ بالقاع أعظُمُه * فطابَ من طيبهنَّ القَاعُ والأكمُ
نفسي الفداءُ لقبرٍ أنتَ ساكنُهُ * فيه العفافُ وفيه الجودُ والكرَمُ
قال: ثم انصرفَ، فحمَلتني عيْنايَ فرأيتُ النبيَّ صلى اللّه عليه وسلم في النوْم فقال لي: يا عُتْبيّ، اِلحَق الأعرابيَّ فبشِّرْه بأن اللّهَ تعالى قد غفَر له.
"Sonra ziyaretçi Resulullah’in -🤍 - karşısındaki önceki durumuna döner ve kendi ihtiyaçları konusunda onunla tevessül eder ve ondan Rabbi - Subhanehu ve Teala - katında şefaat etmesini ister, kendi, anababası, dostları, sevdikleri, ona iyilik edenler ve diğer Müslümanlar için dua eder...❕
Utbi dedi ki: Nebinin -🤍- kabri yanında oturmuştum. Bir bedevi geldi ve dedi: Essalamu aleyke ya Rasulullah. Yüce Allahın şöyle
dediğini duydum:
"...Eğer onlar nefislerine zülüm ettikleri zaman, senin yanına gelip Allah'tan bağışlanma dileseydiler ve resul da onlar için bağışlanma dileseydi, Allah'ı tövbeleri kabul eden merhametli olarak görürdüler." (En-Nisa: 4/64).
Ben, günahlarım için bağışlanma dileyerek ve senden Rabbim katında şefaat etmeni isteyerek senin yanına geldim. Sonra şöyle bir şiir okumaya başladı:
Ey kemikleri bu ovada defnedilenlerin en hayırlısı Onların güzel kokusundan ova ve tepeler hep güzelleşmiştir Senin bulunduğun kabre benim canım feda olsun Orada iffet, cömertlik ve şeref vardır.
Sonra Bedevi ayrılıp gitti ve bana bir uyku hali geldi. Rüyamda Hz. Peygamberi-🤍 - gördüm. Şöyle buyurdular: Ey Utbi, Bedevi'ye var ve Allah'ın kendisini bağışladığını ona müjdele"
Kaynak: Muhyiddin En Nevevi: El Ezkar: 1/233
629
🔖En-Nevevi Uluv, Gülme, Sevme, Göz ve İstiva Sıfatları Hakkındaki Görüşleri 🔖
{أَأَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ أَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْأَرْضَ{، ونحوه؛ ليست على ظاهرها؛ بل متأولة عند جميعهم (المنهاج 5/24-25)
▶️Nevevi, "Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz" ayeti hakkında der ki: Buna benzer ayetler zahir üzere değildir. Bilakis tamamı için tevil vardır." (Minhac 25-5/24)
🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸
وقال النووي: "قوله: (بأن الله قد أحبك كما أحببته فيه)؛ قال العلماء: محبة الله عبده هي رحمته له، ورضاه عنه"اهـ (المنهاج 16/124)
▶️Nevevi, "Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öylece seviyor.." hadisi hakkında der ki: "Ulema der ki, Allah'ın kulunu sevmesi, ona rahmeti ve rızasıdır." (Minhac 16/124)
🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸
وقال النووي: "قوله صلى الله عليه وسلم: (إن الله تبارك وتعالى ليس بأعور ألا إن المسيح الدجال أعور عين اليمنى)؛ معناه: أن الله تعالى منزه عن سمات الحدث، وعن جميع النقائص، وأن الدجال مخلوق من خلق الله تعالى ناقص الصورة"اهـ (المنهاج 2/236)
▶️Nevevi, "Muhakkak Allah tebareke we teâlâ kör değildir. Dikkat edin Mesih Deccal'in sağ gözü kördür." hadisin manası hakkında der ki: Muhakkak Allahu Teala bu tür sıfatlandırmadan ve bütün nakıs olan şeyden münezzehtir. Hiç şüphesiz Deccal, Allah'ın yarattıklarından nakıs suretli bir yaratıktır." (Minhac 2/236)
🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸
وقال النووي: "قوله: (فلا يزال يدعو الله تعالى حتى يضحك الله تعالى منه) قال العلماء: ضحك الله تعالى منه؛ هو رضاه بفعل عبده"اهـ (المنهاج 3/24)
▶️Nevevi, "Allahu Teala ona gülünceye kadar o dua edecek.." hadisi hakkında der ki: "Ulema dedi ki: Allah'ın ona gülmesi, kulunun o fiilinden razı olmasıdır." (Minhac 3/24)
629
إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ، نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ،
وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا.
مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ.
وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ،
وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
(آل عمران: 102)
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً، وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
(النساء: 1)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا،
يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ، وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا
(الأحزاب: 70–71)
🤎🤎🤎🤎🤎
- 𝐌𝐔𝐊𝐀𝐃𝐃𝐈𝐌𝐄 -
🔸 Şüphesiz hamd 🤍’adır. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız.
Allah kime hidayet verirse onu saptıracak yoktur; kimi de saptırırsa onu doğru yola iletecek yoktur.
Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur; O birdir, ortağı yoktur.
Ve şahitlik ederim ki 📿 O’nun kulu ve Rasulüdür.
▪️📖"Ey iman edenler! Allah’tan O’na yaraşır şekilde sakının ve ancak Müslümanlar olarak can verin.”
(Âl-i İmrân, 102)
▪️📖“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden sakının. Allah’tan sakının ki O’nun adına birbirinizden hak talep ediyorsunuz ve akrabalık bağlarını gözetin. Şüphesiz Allah sizi gözetleyendir.”
(Nisâ, 1)
▪️📖“Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin.
Allah amellerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”
(Ahzâb, 70–71)
✨✨✨✨✨✨✨✨
🌺#⃣Cemaatin Lüzumu ve Tefrikanın Zemmi 🌺
📍💡Bu çalışma, İslâm’da cemaatin lüzumu ve tefrikanın zemmi hakkında Ehl-i Sünnet mü’minlerine yönelik bir nasihattir. Zira şer‘î deliller, mü’minleri birlik ve beraberliğe teşvik etmiş; ayrılığı ise fitne, zayıflık ve helâk sebebi olarak göstermiştir. Bu hakikat, hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem de Rasûlullah 🤎’in sünnetinde açıkça beyan edilmiştir.
📣🎤Kardeşlerim! Biliniz ki cemaat, Allah’ın kulları üzerine bir rahmettir; ayrılık ise bir azap ve helâk sebebidir.
Allah Azze ve Celle, Ehl-i Kitab’ın dinlerinde ihtilafa düşüp fırkalara ayrıldıktan sonra helâke sürüklendiklerini bizlere haber vermiştir. Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra hased, azgınlık ve çekişme sebebiyle bölünmüşlerdir.❗️❗️❗️
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنۢ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ ۚ وَأُولَـٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
▪️📖“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılığa düşenler gibi olmayın.”(Ali imran-105)
📍Böylece Rabbimiz, bizleri onların yoluna uymaktan sakındırmış; mü’minleri birlik ve cemaate sarılmaya emretmiştir.
Rasûlullah 🤎 de bu hususta ümmetini açık bir şekilde uyarmış; cemaatten ayrılmayı fitne ve sapma sebebi olarak bildirmiştir.
Sahâbe ve onların yolunu izleyen Selef-i Sâlihîn bu hakikat üzerinde ittifak etmişlerdir.
🤍 Nitekim onlar: 🤍
«الْجَمَاعَةُ رَحْمَةٌ»
📍➖Cemaat rahmettir demişlerdir. Zira hak, cemaat ile kaimdir; ayrılık ise kalpleri bozar, ümmeti zayıflatır ve fitne kapılarını aralar.
▪️⏺️Şu hâlde mü’min üzerine düşen, nefsine ağır gelse dahi cemaatten ayrılmamak, hak ehline sımsıkı sarılmaktır. Çünkü bunda hoşuna gitmeyen yönler bulunsa bile, neticesi dünya ve âhirette büyük bir rahmettir.
▪️⏺️Biz de bu konunun ehemmiyetine binaen kardeşlerimizi uyarmak ve bu hususta varid olan nassları hatırlatmak istedik.
▪️⏺️Allah Teâlâ bizleri hak üzere birleştirsin, kalplerimizi ıslah etsin ve bizleri ayrılık ve sapıklıktan muhafaza eylesin.
🔸Risalenin devamını bu linkten okuyabilirsiniz
https://t.me/Esss_sunne
629
🕌Gece Namazının Fazileti 🫀
🪶وَكَانَ هَارُونُ بْنُ رَبَابٍ الْأُسَيْدِيُّ يَقُومُ مِنَ اللَّيْلِ لِلتَّهَجُّدِ فَرُبَّمَا رَدَّدَ هَذِهِ الْآيَةَ حَتَّى يُصْبِحَ ﴿قَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبُ بِآيَاتِ رَبَّنَا وَنَكُونُ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ﴾ وَيَبْكِي حَتَّى يُصْبِحَ
🍂İmran b. Hâlid el-Huzâî ☝️ bildiriyor: Hârûn b. Riâb el-Üseyyidi ☝️ gece teheccüd için kalkardı. Sabah oluncaya kadar "Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, «Keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık dediklerini bir görsen!" (Müminün Sur 27) âyetini tekrar ederdi. Sabah oluncaya dek bu halde ağlardı.
🔷وعن يحيى بن عبد الرحمن، قال: سمعت سعيد بن جبير ﵀ يردد هذه الآية حتى يصبح: ﴿وَامْتَازُوا الْيَوْمَ أَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ﴾ [يس: ٥٩]. [موسوعة ابن أبي الدنيا ١/ ٢٥٧].
➖ Yahya b. Abdirrahman ☝️ bildiriyor: Saîd b. Cübeyr'i ☝️ sabaha kadar şu âyeti okurken işittim: "Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!" (Yasin Sur. 59)
📚 İmâm İbn-i ebi'd Dunyâhttps://t.me/Esss_sunne
629
✍️"Allah’ın sıfatlarına taalluk eden bid‘at ile, Kullarına taalluk eden bid‘ati bir tutması."
🔺Her ikisi de büyük haram olmakla birlikte:
📝Birincisi derece bakımından daha büyük,suç bakımından daha çirkin,
tehlike bakımından daha ağırdır.
📚Allah’tan niyaz ederiz ki bizi dosdoğru yoluna iletsin,
bizi Selef-i Salih'in yoluna tabi olanlardan eylesin,
bid‘atlerin mertebelerini bilenlerden kılsın,
tevhidin haremine sahip çıkanlardan eylesin
ve yumuşatıcıların ve tahrif edenlerin batılını ortaya çıkaranlardan kılsın.🤲
#Alıntı
https://t.me/Esss_sunne
629
📔Ukayli, “ed-Du‘afâ” (4/241) adlı eserinde rivayet etti:
📝:«حَدَّثَنا يَحيى بنُ زَكَريَّا النَّيسابوريُّ، قالَ: سَمِعتُ زِيادَ بنَ أَيُّوبَ يَقولُ: سَأَلَ رَجلٌ أَحمدَ بنَ حَنبَلٍ عن عَليِّ بنِ الجَعدِ، فقالَ الهَيثَمُ: ومِثلُه يُسأَلُ عَنه؟!
فقالَ أَحمدُ: أَمسِك يا أَبا عَبدِ اللهِ.
فذَكَرَه رَجلٌ بشَرٍّ، فقالَ أَحمدُ: ويَقعُ في أَصحابِ النَّبيِّ ﷺ؟!».
وقالَ أَبو هاشمٍ زِيادُ بنُ أَيُّوبَ: «كنتُ عند عَليِّ بنِ الجَعدِ، فسألوه عن القُرآنِ، فقالَ: القُرآنُ كَلامُ اللهِ، ومَن قالَ: مَخلوقٌ، لم أُعَنِّفْه».
قالَ أَبو هاشمٍ: «فذَكَرتُ ذلكَ لأَبي عَبدِ اللهِ أَحمدَ بنِ حَنبَلٍ، فقالَ: ما بَلَغَني عَنه أَشَدُّ مِن هذا».
“Bize Yahya bin Zekeriyya en-Nisaburi anlattı, dedi ki:
Ziyad bin Eyyub’un şöyle dediğini işittim:
Bir adam, Ahmed bin Hanbel’e Ali bin el-Ca'd hakkında sordu.
Bunun üzerine Heysem dedi ki:
❤️"Bunun gibisi hakkında soru mu sorulur mu?
Bunun üzerine Ahmed şöyle dedi:
🖌"Sus ey Ebû Abdullah!"
Sonra bir adam onu kötü bir şekilde andı.
Bunun üzerine Ahmed dedi ki:
❤️"O, Nebî'nin sahâbîleri hakkında mı konuşuyor?"
Ve Ebû Hâşim Ziyad bin Eyyüb şöyle dedi:
📌“Ali bin el-Ca'd’ın yanında bulunuyordum. Ona Kur’an hakkında sordular.
O da şöyle dedi:
➡️"Kur’an Allah’ın kelamıdır. Kim mahlûktur derse, ben onu kınamam."
❤️Ebû Hâşim dedi ki:
“Bunu Ahmed bin Hanbel’e zikrettim.
❗️O da şöyle dedi:
"Bana ondan bundan daha şiddetli bir şey ulaşmamıştır."
Derim ki:
✔️Bu eserde, tefekkür eden kimseye gizli kalmayacak derecede Selef'î fıkıhtan (anlayıştan) önemli bir mana vardır.
Zira Ahmed Bin Hanbel’e Allah ona rahmet etsin şu iki şey ulaşmıştır ki, Ali bin el-Ca'd hakkında zikredilmiştir:
📖Birincisi:
Bazı sahâbîler hakkında söz söylediğine dair bir şey zikredilmesi.
📖İkincisi:
Kur’an’ın mahlûk olduğunu söyleyen kimse hakkında:
“Onu kınamam” demesi.
İmam Ahmed birincisini şiddetle reddetmiş ve şöyle demiştir:
📌“Resûlullah’ın sahâbîleri hakkında mı konuşuyor?”
🖇️Bu, sahâbîlere dil uzatmanın onun nezdinde ne kadar büyük bir şey olduğunu gösteren şiddetli bir inkârdır.
Sonra ikinci mesele kendisine ulaşınca şöyle demiştir:
📌“Bana ondan bundan daha şiddetli bir şey ulaşmamıştır!”
Yani:
🍂Kur’an’ın mahlûk olduğunu söyleyeni kınamayı terk etmesi,
onun nazarında sahâbîlerden bazılarına dil uzatmaktan daha büyük ve daha şiddetli görülmüştür.
📖Ali bin el-Ca'd bizzat Kur’an’ın mahlûk olduğunu söylememiştir.
Bilakis onun Allah’ın kelamı olduğunu açıkça ifade etmiştir.
📖Ancak sadece bu sözü söyleyeni kınamayı terk etmiştir.
📖Buna rağmen İmam Ahmed bu terk edişi ki bu, bizzat o görüşü söylemekten daha aşağıdır
sahâbîlerden bazılarına dil uzatmaktan daha şiddetli görmüştür.
🤎Öyleyse, bu kadar aşağı bir mertebedeki bir “duraksama” bu derece ise,
bizzat o görüşü açıkça söyleyen, onu savunan veya çirkinliğini hafifleten kimse hakkında ne dersin?
➡️Selefin yolunun, Kur’an’ın mahlûk olduğunu söyleyen kimse hakkında ne olduğu açıktır:
🔸Onu şiddetle kınamak, inkar etmek,
Küfür hükümlerini onun üzerine uygulamak, miras bağını kesmek, eşini boş saymak, arkasında namaz kılmamak, kanını helal görmek, kestiğini yememek..!
▶️Kim bu kınamayı terk ederse, bu meselede Selef'in yolundan ayrılmış olur.
▶️Ve bu durum onu Rabbü’l Âlemi'nin hakkı konusunda gevşekliğe götürür.
▪️İmam Ahmed’in bu bakışını düşünen kimse,
zamanımızdaki “gevşek” metodunun çöküklüğünü açıkça görür:
Onlar:
↘️Sahâbîlere dil uzatana karşı sert davranırlar (ki bu doğru "Selef" tavrıdır.)
🔺Fakat Allah’ın sıfatlarını inkâr eden ve Kur’an’ın mahlûk olduğunu söyleyenlere karşı gevşek davranırlar.!
↗️Hatta onların tekfir edilmesini aşırılık sayarlar.!
🔺Bu ise ölçülerin ters çevrilmesi ve fıtratların bozulmasıdır.
Eğer Ahmed bin Hanbel Ehl-i Sünnet’in İmamı:
Sadece kınamayı terk etmeyi bile sahâbeye dil uzatmaktan daha ağır görüyorsa, o halde:
➡️Cehmiyye ve Eş'ariyye gibi sıfatları inkâr edenleri yücelten, onlara imamlık payesi veren, onlar için rahmet dileyen ve onların tekfir edilmesini aşırılım sayan kimse hakkında ne dersin?
➡️İnsaf sahibi kimse, İmam Ahmed’in bu heybetli sözünü tefekkür etsin.
Selefin bid‘atleri nasıl derecelendirdiğini anlasın.🔺
629
🔅Es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuhu
◾️Allah Azze ve Celle’nin lütfu ile yeni bir sayfa açtık. Bu sayfa, birçok konuyu içinde barındırmakla beraber; O’nun keremi ve minnetiyle zamanla daha da genişleyecektir.
◾️Bilirsiniz ki, fitne zamanında insanı koruyan en büyük sığınak hayırlı ilimdir.
◾️Bugün insanların kolayca aldatılması, karanlıklara sürüklenmesi; batıl davetçilerin insanları rahatça kandırabilmesi ve birçok kimsenin taassup içinde kalması, çoğu zaman bu ilmin eksikliğindendir. Bu eksiklik, kişiyi fark etmeden batıla ve karanlıklara sürükler.
◾️İstedik ki bu sayfa, biiznillah, selefin medresesi gibi bir yer olsun; ilimle yol gösteren, hakka çağıran ve kardeşlerimizin istifade ettiği bir kapı hâline gelsin.
Allah’tan niyazımız; bu sayfayı bereketli kılması, faydasını yayması ve onu kendisi için ihlasla yapılan bir amel eylemesidir.◾️
▫️ https://t.me/Esss_sunne ▫️629
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ مُحَمَّدُ بْنُ الْحُسَيْنِ، قَالَ:
حَدَّثَنَا أَبُو الْفَضْلِ الْعَبَّاسُ بْنُ يُوسُفَ الشَّكْلِيُّ، قَالَ:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ الْعَلَاءِ الْبَلْخِيُّ، قَالَ: سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ مُعَاذٍ الرَّازِيَّ يَقُولُ:
«يَا ابْنَ آدَمَ، طَلَبْتَ الدُّنْيَا طَلَبَ مَنْ لَا يَسْتَغْنِي عَنْهَا، وَطَلَبْتَ الْآخِرَةَ طَلَبَ مَنْ لَا حَاجَةَ لَهُ إِلَيْهَا.
وَالْحَالُ أَنَّ الدُّنْيَا تَأْتِيكَ وَلَوْ لَمْ تَسْعَ إِلَيْهَا، وَالْآخِرَةَ لَا تُدْرَكُ إِلَّا بِالسَّعْيِ لَهَا، فَانْظُرْ فِي حَالِكَ»
المصدر:
كتاب الغُرَبَاء▫️▫️⬇▫️▫️⬇▫️▫️▫️⬇▫️▫️▫️ 🎈Bize Ebû Bekr Muhammed b. el-Huseyn tahdis etti, dedi ki: Bize Ebu'l Fadl el-Abbas b. Yûsuf eş-Şekli tahdis etti, dedi ki: Bana Muhammed b. el-Huseyn b. el-Alâ el-Belhî tahdis etti, dedi ki: Yahya b. Muâz er-Râzî'yi şöyle derken işittim: ❗️"Ey ademoğlu! Dünyayı onsuz yapamayacak kimse gibi istedin. Ahireti ise ona ihtiyacı olmayan kimse gibi istedin. Halbuki dünya sen onun peşinde koşmasan bile ayağına gelir. Ahireti ise ancak onun peşine düşerek elde edersin. Durumunu iyi gözden geçir!"
📖Kitabu'l Gurabahttps://t.me/Es_sunnne
629
🔸Enes b. Maliğin (📿) sahabelere karşı olan hürmetı ve Sahabe Anlayışı
روى ابنُ أبي شيبة في المصنَّف بإسنادٍ صحيح قال:
حدثنا أبو خالد الأحمر، عن حميد، قال:
رأيتُ أنسَ بنَ مالكٍ يتوضأ، فيمسحُ داخلَ أذنيهِ وخارجهما، فَنَظَرْتُ إليه، فقال:
هكذا كان عبدُ اللهِ بنُ مسعودٍ يأمرُ
🖊İbn Ebî Şeybe, el-Musannef'te sağlam bir senedle şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Halid el-Ahmer, Humaid'den rivayetle şöyle dedi:
🔗Enes'i abdest alırken gördüm ve kulaklarının içini ve dışını mesh ediyordu, bende ona baka kaldım, oda bana şöyle dedi: “böyle yapmağı İbn Mesûd emrediyordu.”
🖋Derim ki: Enes (📿) Hayatını Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e Hizmet ederek geçirdi, abdestinde ve işlerinde ona hizmet etmiş bir Sahabeydi
buna rağmen 'Resulullahı zaten
görmüşüm, başkasına ihtiyacım yok' demedi ve sahabenin içtihatlarını ihmal etmedi, zira Resulullahın (📿) Sünneti (Sözleri ve Fiilleri) Sahabe (💚) Anlayışına göre alınmalıdır, ve görüyoruz ki Sahabe bile Sahabe Anlayışına ittibâ ediyordu.
https://t.me/Es_sunnne
629
✅Ayrılık Yolları: Bid‘at ve Şüpheler
🌹ولا تتبعوا السبل فتفرق بكم عن سبيله
قال التابعي مجاهد : البدع والشبهات
📚[تفسير ابن أبي حاتم ٨١٠٤⏪Ve farklı yollara tabi olmayın , ki Allah yolunda bölünmeyesiniz. (En'am 153) 👉Tabiinden imam Mucahid ☝️dedi ki : Bidat ve şüphelerdir.
📚[Tefsiri İbn Ebi Hatim 8104]🍁واعلم أن الناس لم يبتدعوا بدعة قط حتى تركوا من السنة مثلها، فاحذر المحدثات من الأمور، فإن كل محدثة بدعة، وكل بدعة ضلالة، والضلالة وأهلها في النار ➖Bil ki insanlar Sünnet'ten bir benzerini terk etmedikçe asla bir bid'at ihdas etmediler. Şu hâlde sonradan ortaya atılmış işlerden sakın! Zira sonradan ortaya atılan her şey bid'attir. Her bid'at dalâlettir. Dalâlet ve ehli de ateştedir.
📚[Şerhus Sünne , Berbehari ; 6]➖Derim ki: Hak yol birdir; o da sahâbenin üzerinde bulunduğu yoldur. Bu yol terk edildiğinde ise yollar çoğalır; fakat çoğalan her yol, hakka değil ayrılığa götürür. ➖Bid‘at, tek başına ortaya çıkmaz; mutlaka terk edilmiş bir sünnetin yerini doldurur. ✅Bu yüzden sünnete sarılmak, sapmalardan korunmanın tek yoludur. Zira kurtuluş, yeni yollar aramakta değil; ilk neslin yoluna tabi olmaktır. https://t.me/Es_sunnne
629
🖊 Sünnet Üzere Olanların Garipliği. " Dün Sahâbe, Bugün Garipler "
🌟قال الإمام الشافعي رحمه الله:
🌱 إذا رأيتُ رجلاً من أصحاب الحديث، فكأني رأيت رجلاً من أصحاب النبي ﷺ"
📚سير أعلام النبلاء (٧٠/١٠)🔢İmâm Şâfiî ☝️ şöyle demiştir: ✏️"Ne zaman hadis ashabından birini görsem, sanki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabından birini görmüş gibi oluyorum."
📚|Siyeru A'lâmî'n Nûbelâ: 10: 70.✏️Derim ki: Bugün, düne ne kadar da benzemektedir… ◻️Hakikaten insan, bugün bir eser ehli, bir hadis ehli –yahut diğer adıyla ehl-i sünnetten birini gördüğünde– sanki bir sahabeyi görmüş gibi olur. ➖Zira ehl-i sünnet öyle bir hale gelmiştir ki: Azalmış, garipleşmiş ve insanlar arasında tanınmaz olmuştur. Öyle ki onu gören: “Bu yol hâlâ yaşayan bir yol mu?” der gibi hayret eder. Hâlbuki bu, yolun zayıflığından değil; ona sarılanların azlığındandır. Ve gerçekten de sünnet ehli, kalabalıklarla değil, hak ile tanınmıştır. ↗️https://t.me/Es_sunnne
متاح الآن! بحث تيليغرام 2025 — أهم رؤى العام 
